"Türkiye yarını öngörememe sorunu yaşıyor, toplumun yüzde 84'ünün ortak duygusu insani değerler"

CURIOCITY'nin son araştırması, katılımcıların ekonomik, politik, sosyal, küresel ve yerel, tüm değişim, dönüşüm ve belirsizliklerle yarını ön görememe ve kendini güvende hissedememe sıkıntısı yaşadığını ortaya koyuyor

CURIOCITY 'nin araştırmasına göre katılımcıların yüzde 78'i "Yarından daha az korkup, kendimi güvende hissetmek istiyorum" diyor / Görsel: Independent Türkçe

CURIOCITY Araştırma ve Danışmanlık Şirketi; "+1 Anında Türkiye" araştırmasını gerçekleştirdi.

Araştırma cumhuriyetin kuruluş ilkeleri ve değerleri ile millet olmanın güçlü temelini atan değerlerin analizini hedefliyor. 

Katılımcıların yüzde 60’ı Türkiye'nin kültürü ve temel değerlerinin tehlikede olduğu kanaatinde. 

"Yarından daha az korkup, kendimi güvende hissetmek istiyorum" fikrini benimseyenlerin oranı yüzde 78'e kadar çıkıyor. 

"Ortak bir tarihi ve değerleri olan bir toplumun parçası olma duygusu benim için çok önemli" diyenlerin oranı ise yüzde 68.

Türkiye'nin dış ilişkileri

Araştırma kapsamında katılımcılara Türkiye'nin dış ilişkiler yönetiminde hangi yolu izlemesi gerektiği sorusu da yöneltildi.

Bu soruya, "Türkiye bağımsız kalmalı, ülke ülke yakınlık kurmalı" diyenlerin oranı yüzde 46. 

Yani her iki vatandaştan biri yeni dünya düzeni kurulurken Türkiye'nin bağımsız kalması ve ülkenin çıkarlarının gözetilmesini ve ülke esaslı bir strateji ile yönetilmesi gerektiğini düşünüyor. 

"Türk devletleri ile yakınlık kurmalı" diyenlerin oranı yüzde 25.

"Avrupa Birliği’ne katılmalı" diyenlerin oranı yüzde 22. 

"İslam devletleriyle yakınlık kurmalı" diyenlerin oranı yüzde 10'da kalıyor.

Araştırmaya katılanların sadece yüzde 1'lik bir kesimi ABD ile yakınlık kurulmalı gerektiği görüşünde.

"Kimlere 'Biz' diyoruz, neye aidiyet hissediyoruz?"

CURIOCITY Araştırma ve Danışmanlık Şirketi'nin anket katılımcılarına yönelttiği sorulardan biri de yukarıdaki.

Tam soru ise şu: "Biz kelimesini kullanarak anlattığınız insanlar kimlerdir?" 

Bu soruya yönelik ilk sırada yüzde 73 ile aile geliyor. 

Aileyi yüzde 62'lik oranla etnik köken takip ediyor. 

Etnik köken diyenlerin içinde yüzde 58’i Türkler, yüzde 8’i Kürtler ve yüzde 4’ü azınlıkla.

Yüzde 43'lük ideolojik kimlik aidiyeti, vatana aidiyetin 12 puan önünde. 
 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)


İdeolojik aidiyeti belirtenler de ise ilk üç sırada yüzde 24 ile Atatürkçüler, yüzde 19 ile Laikler, yüzde 17 ile milliyetçiler yer alıyor.

Araştırmaya göre bu ilk üç sırayı muhafazakarlar (yüzde 10), ülkücüler (yüzde 9) ve aktivistler (yüzde 4) takip ediyor.

Dinsel aidiyet yüzde 24 seviyesinde görünürken yüzde 19'luk bir kesim mesleki aidiyet hissediyor ve "Biz" kavramını bu şekilde tanımlıyor.

Türk milletini en iyi anlatan "insani değerler" neler?

"Farklı olsak da Türkiye'yi en iyi anlatan ortak duygu ne?"

Katılımcılara yöneltilen sorulardan biri de özetle bu oldu. 

Yüzde 84'lük bir kesim bu soruya "insani değerler" yanıtını verdi. 
 

HALK.png
Fotoğraf: Canva


Özellikle kadınlar, lise ve üstü eğitim almış olanlar ile AB üst sosyo-ekonomik sınıfa ait olanlar arasında birlik alanlarını insani değerler ile tanımlamanın yüzde 90'ı aştığı görüldü. 

İnsani değerleri yüzde 76 ile milli değerler, yüzde 54 ile dini değerler, yüzde 37 ile ilkesel değerler, yüzde 30 ile kalıtsal değerler ve yüzde 18 ile tarihi değerler takip ediyor. 

Bu değerleri şekillendiren ise toprağa bağlılık, yurtseverlik ve kaderci bir millet olma. 

"Ortak sevincimiz milli unsurlar"

"Toplumla ortak sevinç ve mutluluk, gurur duyduğunuz konular hangileridir?" sorusuna ise yüzde 84 "milli unsurlar" yanıtını veriyor. 

En büyük ortak sevinç, mutluluk ve gurur alanı yüzde 45 ile Türk bayrağı, yüzde 37 ile istiklal marşı, yüzde 33 ile Kurtuluş Savaşı, yüzde 27 ile milli bayramlar.

"Milli başarılar" diyenlerin oranı ise yüzde 55. 
 

thumbs_b_c_954ee7c6bcb481a01175fd8c8a50a28b.jpg

A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın başarıları bu yıl sportif alanda Türkiye'nin yüzünü en çok güldüren gelişmelerdendi / Fotoğraf: AA


Milli takımlar ve sporcuların başarıları başta olmak üzere uluslararası arenada spor, bilim, sanat, teknoloji ve iş dünyasının başarıları her 2 vatandaştan 1'inin sevinç ve gurur kaynağı.

"Milli savunma" diyenlerin oranı ise yüzde 36 seviyesinde. 

Ortak mutluluk zamanlarından bir başkası ise "dini bayramlar", bu yönde yanıt verenlerin oranı yüzde 27.

Türkiye en çok neye üzülüyor?

Toplumla ortak üzüntü ve endişe duyulan konuların başında yüzde 65 ile iç güvenlik geliyor.

Bunu başta deprem olmak üzere yüzde 62 ile afetler takip ediyor. 
 

birgun-deprem-bolgesinden-bildiriyor-hatay-yasla-kapli-1128696-5.jpg
Kahramanmaraş merkezli depremlerde çok sayıda kişi hayatını kaybetti / Fotoğraf: Birgün Gazetesi


Bir başka üzüntü-endişe sebebi ise eğitim kalitesi ile ahlaki erozyon.

Her 2 yurttaştan 1'i toplumsal ahlaki değerlerin yok olduğunu veya eğitim kalitesinin bozulduğunu söylüyor.

Uluslararası güvenlik, özellikle bölgedeki gelişmelerle birlikte yüzde 38 için ortak bir kaygı konusu. 

Söz konusu makro kaygıları yüzde 26 ile işsizlik takip ediyor.

Milli bayramları kutlayan "markalar" takdir ediliyor 

Katılımcıların yüzde 70’i, milli bayramlarda markaların, firmaların reklam filmi yayınlamasına dair takdirini belirtiyor. 
 

karaca-dan-bir-ozlemi-anlatan-yeni-reklam-filmi-M1R4q.png
Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı için çok sayıda firma sayısız reklam filmi yayınladı / Görsel: YouTube


Bu içerikte reklamlarla markalar için düşünce ve duygularının olumlu yönde gelişeceği görünüyor.

Atatürk'ün en çok hangi sözü benimseniyor?

Araştırma, cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün toplumsal hafızada iz bırakan sözleri ve bunlardan hangilerinin daha çok benimsendiğine de yer veriyor.
 

foto ata.png
Fotoğraf: Canva


İlk üç sırada "Ne mutlu Türküm diyene", "Yurtta sulh cihanda sulh", "Türk vatanı bir bütündür, parçalanamaz" cevabı yer alıyor.

CURIOCITY Araştırma ve Danışmanlık Şirketi'nin düzenlediği "+1 Anında Türkiye" araştırması 18-23 Ekim 2023 tarihleri arasında çevrimiçi anket tekniği kullanılarak 18-65 yaşlarında 600 kadın ve erkek ile görüşülürek gerçekleştirildi.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU