Konya'da kuru toprağın çığlığı…
Konya Kapalı Havzası'nda kullanılabilir su kaynağının yıllık 4,3 milyar metreküpe ulaşırken, su tüketimi 6,5 milyar metreküp civarına çıktı.
Bu durum, yıllık 2 milyar metreküplük bir su açığına yol açıyor.
Konya Kapalı Havzası'nda suyun yüzde 90'ı tarımsal sulama için kullanılıyor.
Konya Kapalı Havzası'nda, tarım alanlarında, sanayide ve binalarda su ayak izi mutlaka tespit edilmeli.
Yıllık ortalama, metrekareye 400 kilogram yağış düşerken, bu yıl sadece 80 kilogram civarında yağış düşmüş durumda.
Bu da ciddi bir kuraklık yaşandığını gösteriyor.
2025 yılında sıcak ve yağışsız bir kış geçiriyor.
Bazı barajlarda doluluk oranları yüzde 4-5 civarına düştü.
Bozkır Barajı'nın doluluk oranı yüzde 5, Bağbaşı Barajı ise yüzde 16'a geriledi.
Doluluk oranı Çavuşçu Gölü'nde yüzde 14, İvriz Barajı'nda yüzde 27 ve Apa Barajı'nda yüzde 4 olarak ölçüldü.
2025 yılı kışın ortasında bu barajların en az yüzde 40 yüzde 50 dolulukla olması gerekiyordu.
Bağbaşı Barajı'nın 6 Ağustos 2024'de su hacmi 54 milyon 5 milyon 84 metreküp iken, 7 ayda sonra, yani bugün su hacmi 32 milyon 519 bin metreküplere düştü.
Özellikle kış ayı olmasına rağmen...
Bağbaşı Barajı'nın 2023 yılında doluluk oranı yüzde 30'dü, bugün yüzde 16 civarında.
Konya'da yağışlar mevsim normallerinin altında seyrediyor ve bu durum barajlardaki su seviyesini olumsuz etkiliyor.
Altınapa Barajı'ndaki su seviyesi yüzde 11'e kadar geriledi.
21 Kasım 2024 tarihli değerlere göre Altınapa Barajı'nda son 1 yılda 13 milyon metreküp su buharlaştı.
Konya'da Beyşehir Gölü su seviyesinin düşmesi ve aşırı soğuklardan dolayı dondu.
Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olma özelliğini taşıyan Beyşehir Gölü kuraklık, sulamada aşırı su kullanımı ve sıcakların artmasıyla buharlaşma nedeniyle çekilmeye devam ediyor.
Beyşehir Gölü kuruyor.
Göl çevresinde yapılan gözlemler ve araştırmalar, su seviyesindeki azalışın devam etmesi halinde ekosistemde geri dönülmez tahribatların yaşanabileceğine işaret ediyor.
Konya kapalı havzasında göl, gölet ve barajlarda en büyük su kaybı buharlaşma ile gerçekleşiyor.
Yüzeysel su kaynaklarının azalması ve buharlaşmanın artması kirliliğin sınır değerlerinin üzerine çıkmasını tetiklemekte ve suyu güvenli kullanılmasını riskli duruma sokuyo.
Konya'da 716 kuyudan 261 kuyu içme suyu standartlarını sağlıyor.
Sadece Kızıltepe kırsalında sulama amaçlı kazılmış 3 binin üzerinde kuyunun olduğu tahmin ediliyor.
Konya Kapalı Havzası'nda geçen yıl yağışlarına göre yüzde 34 oranında azaldı.
Bazı bölgelerde fare ve köstebek zararlılarına yönelik artışın gözlemlendi.
Ankara, Eskişehir, Kırşehir ve Konya'da fare popülasyonu çiftçileri zor durumda bırakırken, Sivas'ta ise köstebek zararı tespit edildi.
Konya'da fare zararları devam ederken, çiftçilerin bu zararlılarla mücadele çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.
Yeraltı suyu 1985'lerde 10-15 metre derinlikten su çıkarılırken bugün artık 200-300-500 metre derinlikten su çıkartılıyor.
15 litre/saniye kapasiteli olan kuyuların debileri, 10 litre/saniyeye düştü.
Yeraltı suyu çekildikçe suyu çıkartmak için daha çok daha fazla enerji tüketilir.
Kontrol edilemeyen yaklaşık 115 bin adet kaçak kuyu aracılığıyla toplamda yaklaşık 2,375 milyar metreküp suyun fazladan çekildiğini gösteriyor.
Kaçak kuyular mutlaka kontrol altına alınmalı.
Konya havzasında yeraltı su seviyesi kaçak kuyulardan çekilen bu su yüzünden, yeraltı rezervlerinde yıllık en az 3 metre düşüşe yol açıyor.
2020 yılı TUİK verilerine göre Konya'da kişi başına su tüketimi 138 litre/gün/kişi olarak hesaplandı.
Vatandaşların su tüketimini 110 litre/gün/kişiye düşürmeleri özellikle tavsiye ediliyor.
Bedeller su tüketimi azaltılmasını teşvik edici şekilde belirlenmeli.
Bugünlerdeki yağışlar barajların doluluğunda etkili olmazsa bu yaz Konya'da ciddi su sıkıntısı olabilir.
2023 yılı verilerine göre Konya'da içme suyu şebeke sisteminden gelir getirmeyen su (kayıp-kaçak) oranı yüzde 34,9.
Bu değer gelişmiş ülkelerdeki şehirlerdeki ortalamanın en az 3 kat üzerinde.
Şebekedeki su kayıpları sadece bir gelir kaybı problemi olmamakta aynı zamanda, su, personel, iş gücü, zaman, enerji ve diğer birçok kısıtlı kaynağın israfına sebep oluyor.
Gelir getirmeyen su (kaçak-kayıp), su israfını artırmaktadır. Kısaca Konya'da şebekeye verilen suyun en az üçte biri kayıp-kaçak.
Bu yıl Konya ve ilgili kış yağışları yetersiz kalan göletlerin durumu da çok sıkıntılı.
Geçen yıl dolup taşan Ilgın Bulcuk Gölü'nün 6 Mart tarihli görüntüsü. Gölet'in 3'te 1'i ancak dolu...
Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen ve kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalan Konya Ovası.
Kuraklık olaylarını izlemek, değerlendirmek için genellikle kuraklık indisleri kullanılıyor.
Kuraklık indisleri kuraklıkların süresi ve şiddetleri hakkında bilgiler veriyor.
Aslında, kuraklık indisleri sayısal birer göstergedir.
Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen, 2 milyon 200 bin hektarlık ekim alanına sahip Konya'da, yılda yaklaşık 2,5 milyon ton buğday üretiliyor.
Konya Ovası, Türkiye'nin en önemli tarım bölgelerinden biri olmasına rağmen, yetersiz yağışlar, buharlaşma ve bilinçsiz su kullanımı nedeniyle ciddi bir kuraklık riskiyle karşı karşıya.
Özellikle yer altı sularının hızla tükenmesi, bölgedeki tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor.
Kuraklık, yağışların kaydedilen normal seviyenin önemli ölçüde altına düşmesi sonucu, arazi ve su kaynaklarının olumsuz etkilenmesi ve hidrolojik dengenin bozulmasıdır.
Konya'da her köşe başındaki bulunan, 12 milyon 59 bin 20 adet tarihi su savurgan hayrat çeşmelerin otomatik açılıp kapanan su muslukları ile değiştirilmeli.
Hayrat çeşmelerden boşa su akmasına son verilmeli.
Konya kapalı havzasında çim ekimine son verilmeli ve çim sulamasına dur denilmeli.
Çimler aşırı su seven bitkilerdir.
Kurak iklimlerde çim ekimi susuzluğu ve kuraklığı tetikler.
Konya ilinin ve ilçelerinin atıksuları ileri kademe arıtılmalı ve tarım alanlarında sulama suyu olarak kullanılmalı veya sanayide kullanma suyu olarak kullanılmalı.
Konya'da sanayi tesislerinde ve OSB'lerde yağmur suyunu hasat etmeliler ve atıksularını ileri kademe arıtarak kullanma ve sulama suyu olarak kullanmalılar.
Konya'daki tüm seralarda, sanayi çatılarında, okul, hastane ve AVM çatılarında ve benzeri yerlerde kesinlikle yağmur suyu hasadı sistemi kurulmalı ve yağmur suyunun bir damlası dahi boşa akıtılmamalı.
Konya ovasında vahşi sulama dediğimiz salma sulama kesinlikle yasaklanmalı ve damlatmalı sulamaya geçilmeli.
Vahşi sulama toprağı yavaş yavaş tuzlu hale getiriyor, işçiliği pahalı ve elektrik ve su tüketimi anormal yüksek.
Konya bölgesinde araç yıkamasına son verilmeli.
Tarım Bakanlığı'na göre Konya ovasında aşırı su seven mısır ekiliyorsa 4 yıl ya da 5 yıl aynı tarlaya tekrar mısır ve benzeri ürün ekme şansı yok.
Fiilen bir yaptırımı da var, 1 yıl su seven bir ürün ekiliyorsa, en az 3 yıl daha az su seven bir tarımsal ürün ekmek zorundasınızdır.
Bu yüzden tarım alanlarında suyu verimli kullanmak için ayçiçek üretimi için gerekli önlemler alınmalı.
Konya ovasında rejeneratif tarım uygulamasına geçilerek toprağın su tutma kapasitesi artırılmalı, toprak nemsiz bırakılmamalı, akıllı damlama sulamaya geçilmeli ve toprak karbon yutak alanına dönüştürülmeli.
Damlama sulama sistemi kendini 1 ila 2 yılda amorti ediyor.
Konya ovasında sebze ve meyve bahçelerinde toprakta buharlaşmayı ve terlemeyi düşürerek su kullanımını azaltmak, yaban otu ile doğal olarak mücadele etmek, erozyonu önlemek, toprağın sıcaklığını dengelemek, toprak sağlığını iyileştirmek ve kimyasal gübre kullanımını azaltmak için malçlama yapılmalı ve gerekirse zorunlu olmalı.
Daha iyi toprak nemi için ürün rotasyonu yapılmalı.
Düşük nemli topraklarda yangın riski artar.
Konya ovasında bol su isteyen yeşil fasulyenin üretimine dur denilmeli. Çünkü 1 kilogram yeşil fasulye üretmek için bin 800 litre su tüketilir.
Konya Kapalı Havzası'nda 177 bin hektar sulama sahası, açık kanallar aracılığıyla sulanıyor.
Açık kanal sistemleri yüzde 40 su kaybına neden oluyor.
Bu yüzden açık kanal sistemine son vermek için gerekli rehabilitasyon çalışmalarına acilen başlanılmalı.
Rehabilitasyon çalışması uygulamaya konduğunda, Konya kentinin 6 yıllık içme suyu (778 milyon 800 bin metreküp) ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde tasarruf yapılır.
2024 yılı içerisinde rezervuarlardaki su ölü hacim kotunun altına düşmüştür.
2025 yılı kuraklık açısından kritik bir yıl olacaktır.
Konya'da kuraklık etkisiyle pek çok tarımsal üründe rekolte düşüşü bekleniyor.
Çiftçiler, özellikle rüzgarlı havalarda kesinlikle sulama yapmamalı.
Konya'da 19 ilçe su kısıtı bölge olarak ilan edildi.
Su kıtlığı, bir bölgenin talebini karşılamada doğal yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarının yetersiz olmasının bir sonucudur.
Yeraltı sularının yetersiz olduğu bölgelerde, çiftçiyi münavebeye uygun üretim yapmaya teşvik etmek için uygulanan su kısıtı desteğidir.
Konya'da su kısıtı olan; Akören, Akşehir, Altınekin, Cihanbeyli, Çumra, Derbent, Doğanhisar, Emirgazi, Ereğli, Güneysınır, Halkapınar, Kadınhanı, Karapınar, Karatay, Kulu, Meram, Sarayönü, Selçuklu, Tuzlukçu ilçelerinde üreticilere ilave destek verilecektir.
Konya ovasında tarımsal üretimde su çok seven (mısır ve Ayçiçek gibi) üretim yerine suyu az seven üretime geçilmeli.
1 kilogram mısır ve 1 kilogram ayçiçek üretmek için sırasıyla 900 litre ve 3 bin 366 litre ile 4 bin 147 litre arası su tüketilir.
Konya gibi kurak bölgelerde aşırı su seven çim ekimi yerine suyu az seven veya susuz kuraklığa dayanıklı çalı ve sarmaşık gibi ekimi ile şehirler daha yeşil hale getirilebilir.
Konya havzasında sürdürülebilir kuru tarım uygulamasına geçilmeli.
Konya Ovası'nda susuz tarımla yetişebilecek veya kuraklığa dayanıklı 15 bitki türü; Dikenli İncir, Aloe Vera, Nohut, Mercimek, Buğday, Arpa, Ayçiçeği, Aspir, Zeytin, Badem, Lavanta, Safran, Biberiye, Ölmez Çiçek ve Keten Tohumudur.
Konya'da geçmişte 180'den fazla kuş türüne ev sahipliği yapan, flamingoların da önemli yaşam alanlarından Düden Gölü'nde son yıllarda yaşanan kuraklık, yaban hayatı çeşitliliğinin azalmasına neden oluyor.
Ve Düden Gölü yer yer kıyıdan 300 metre çekildiği gözlendi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün şubat ayı kuraklık haritasına göre Konya Havzası, "acil durum" seviyesinde "şiddetli kuraklık" yaşanıyor.
Yetersiz yağışlar tarımı ve su kaynaklarını tehdit ediyor.
Orta ve uzun vadeli suya dirençli tarımsal üretim planlama çalışmaları acilen yapılmalı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün kuraklık analizlerine göre:
- Akdeniz ve Ege'nin tamamı, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun büyük bir bölümü 'şiddetli kuraklık' yaşıyor. İç Anadolu'da yağışlar yüzde 45, Akdeniz'de yüzde 36 ve Ege'de yüzde 28 azaldı.
- Kahramanmaraş da şiddetli riskli bölgeler arasında yer alıyor.
- Tekirdağ, Marmara Bölgesi'nde şiddetli kuraklıktan en çok etkilenen il olarak öne çıkıyor. Marmara'da yağışlar yüzde 21 oranında düştü.
- Yağışlarda azalma ve sıcaklıkların artışı ile yüzeysel su kaynaklarında artan buharlaşma, başta tarım olmak üzere birçok alanda ciddi tehdit oluşturuyor.
Kaynaklar:
1. https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/konya-ovasinda-kuraklik-tehdidi-yeralti-sulari-icin-tehlike-canlari-caliyor,dk9tR4f4kEujA40ew91w1A/RlWz0CSWy0qeg9oVldHjCA
2. https://www.dunya.com/ekonomi/konya-ovasindaki-kuraklik-strese-soktu-rekolte-beklentisi-dustu-haberi-724978
3. https://x.com/i/status/1789285169959997552
4. https://www.trthaber.com/foto-galeri/goller-yoresindeki-burdur-karatas-ve-yarisli-golleri/63732/sayfa-7.html
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish