Şiddet, önyargı ve ayrımcılıkla mücadele eden bir dernek: Aufbruch Neukölln e.V.-Berlin

Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Facebook (Aufbruch Neukölln e.V.)

Hiç kuşkusuz Almanya, Avrupa içerisinde milyonlarca göçmene ev sahipliği yapan ülkelerinin başında geliyor.

1960'lı yılların başında II. Dünya Savaşı sonrasındaki işgücü açığını kapatabilmek adına ucuz işçi arayışlarına yönelen ve birçok ülke ile işgücü anlaşması imzalayan Almanya, bilhassa Türkiye'den yüzbinlerce göçmen işçiyi, kısa süreli olarak bünyesinde çalıştırarak ekonomisini ayaklandırmak istedi.

İlk yıllarında bu göçmenler dil yetersizliği, kültürel yabancılık ve ekonomik haklardan mahrumiyet gibi sebeplerden ötürü ülkeye uyum sağlama noktasında sorun yaşasalar da 1970'li yıllarda itibaren kendilerine verilen kalıcılık statüsüyle birlikte Alman toplumuna ve sistemine daha fazla entegre oldular.

1980'ler, 1990'lar ve özellikle 2000'li yıllardan itibaren ise ekonomiden siyasete, sivil toplumdan spora birçok alanda güç, statü ve itibar kazandılar. 

Almanya genelinde an itibariyle 25 milyona yakın göçmen kökenli kişi yaşıyor. Göçmen ve sığınmacı sayısındaki artışa istinaden de onların haklarını koruyan ve seslerini duyuran birçok sivil toplum örgütü ve dernek de aktif olarak toplumsal yaşamda rol almaya başladı.

Almanya'nın en önemli sivil toplum ayaklarından birisi de Berlin'in Neukölln ilçesinde bulunan Aufbruch Neukölln Derneği'dir.

Derneğin kurucusu ve başkanı Kazım Erdoğan, 1953 tarihinde Sivas'ın Gökçeharman köyünde doğdu.

Asıl mesleği psikolog ve sosyolog olan Erdoğan, Berlin'de yaşayan göçmen kökenlilerin entegrasyonu konusunda önde gelen uzmanlardan birisi.

Erdoğan, uzun yıllardır Almanya içinde göstermiş olduğu insani hizmetler sebebiyle, 2012 yılında Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck tarafından Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı'na layık görüldü. 

Erdoğan, 2007 yılından beri Almanya'ya Türkiye'den göç eden erkekler için "Babalar ve Erkekler Grubu" olarak bilinen "ilk kendi kendine yardım grubunu" yönetiyor.

Erdoğan, bu fikrin Berlin'de okul psikoloğu olarak çalışırken ortaya çıktığını söylüyor.

Neukölln Aile Danışmanlığı Merkezi'nde çalıştığı esnada, Türk-Müslüman bağlamına mensup erkeklerin babalık ve kocalık rollerini neden irdelemeleri gerektiğini anlamış.

"Onların fazla sorgulamadan benimsedikleri namus ve ahlak düşünceleriyle yüzleşmeleri gerektiğini anlamalarına katkıda bulunmak istedim" diyerek yola çıkan Erdoğan, anlaşmazlıkları çözmenin başka yollarını bilmeyen erkeklerin içine düştükleri kadına yönelik şiddet sarmalını, destek grubu aracılığıyla kırmak istediğini belirtiyor.


Peki, Almanya ve bilhassa Berlin özelinde tanınan fakat Türkiye'de ne yazık ki yeterince bilinmeyen "Aufbruch Neukölln Derneği" bugüne kadar neler yaptı?

Derneğin projelerini, amacını, vurgu yaptığı hususları ve bugüne kadar yapmış olduğu etkinlikleri kısaca özetleyelim.

"Anneler ve Kadınlar Grubu Projesi", 2005 yılından beri Berlin Neukölln'de ve çeşitli yerlerde gerçekleştiriliyor.

Mahallede yaşayan, sağlık sorunları olan annelere yönelik, feminist bir ortam oluşturuluyor ve aile, sosyal, eğitim ve okul konularında konuşmalar yapılıyor.

Haftada 1 kez 3 saat süren bu toplantılar Kazım Erdoğan'ın da katılımı ile alanında uzman pedagoglar ve psikologlar tarafından destekleniyor.

Toplantılar samimi ve dostane bir ortamda geçiyor, böylece katılımcılarda aidiyet duygusu yaratılması hedefleniyor.
 

Anneler Grubu Toplantısı
Anneler Grubu Toplantısı

 

"Babalar ve Erkekler Grubu Projesi" ise, toplumdaki hızla artan şiddet ve iletişim problemlerine çözüm bulmak, sağlıklı iletişim ve şiddetsiz bir aile yapısı oluşturarak toplumsal barış ve uyumu sağlamak amacıyla 2007 yılında kuruldu.

Şu anda Berlin'de 2 adet Arap kökenli göçmenler grubu, uluslararası Alman ve göçmenlerin bir arada olduğu bir grup ve Türkiye kökenli göçmenlerin bulunduğu Türkçe konuşulan grup ile faaliyetlerini sürdürüyor.

Proje, Avusturya'nın Bregenz şehri ile Almanya'nın Lörrach ve Hejlbronn şehirlerinde benzer grupların oluşumuna öncülük etti ve yayılmasını sağladı.

Berlin-Neukölln Babalar ve Erkekler Grubu, bir kadın ve bir erkek uzman tarafından yönetiliyor ve haftada 2 saat süren toplantılarda çeşitli konular üzerinde tartışmalar yapılıyor.

Katılımcılar 25 ila 75 yaş arasında olmakla beraber, bazıları düzenli olarak, bazıları ara sıra veya konuşmak istedikleri belirli bir sorunları olduğunda geliyor.

Bu toplantılarda okul öncesi eğitim, çok dillilik, Almanya ve Türkiye eğitim sistemleri, kadınların toplumdaki yeri, töre cinayetleri, şiddetin sebepleri ve mücadele yöntemleri, uyum ve hoşgörü gibi geniş yelpazede konular ele alınıyor. 
 

Babalar Grubu Toplantısı
Babalar Grubu Toplantısı

 

Dernek kapsamında toplumsal ve hukuki konularda da bazı hizmetler veriliyor.

"Bilgilendirici Ebeveyn Çalışmaları ve Çok Dilli Ebeveyn Toplantıları"nda, kriz müdahalesi, aile hukuku konuları, borçlanma sorunları ve sosyal yardım danışmanlığı gibi konular bulunuyor.

Ayrıca, genç suçlulara yönelik danışmanlık hizmetleri de sunuluyor.

"Kumar Bağımlılığı" konusunda göçmen geçmişine sahip erkekler için ana dilde destek grubu niteliğindeki grup, kumar bağımlılığı ile mücadele eden erkeklerin güvenli bir ortamda destek almasını sağlıyor.

"Emeklilik Danışmanlığı" hizmetinde emeklilikle ilgili konularda danışmanlık hizmetleri sunuluyor.

"Müzik Grubunda" Erdal Erdoğan liderliğinde, müzik yapmak isteyen herkese açık olan bu grup, katılımcıların özgüvenini artırmakta ve günlük streslerinden uzaklaşmalarına yardımcı oluyor.

"Dialogue in Adult Education" (DiA) kapsamında ise, eğitimciler, öğrenciler ve araştırmacılarla iş birliği yaparak mülteciler, göçmenler ve dezavantajlı gruplara özel ilgi gösteriliyor.

Bu çerçevede barış inşası ve çatışma çözümleri konusunda yenilikçi uygulamalar geliştiriliyor ve farklı gruplar arasında diyalog kanallarını kolaylaştırılıyor.

Bunun dışında derneğin düzenlemiş olduğu sosyal aktiviteler de mevcut.  

Bu minvalde toplumsal birlikteliği ve kültürel çeşitliliği kutlamak amacıyla çeşitli performanslar, yemek stantları ve eğlence aktiviteleri ile katılımcıların birbirleriyle tanışması ve bilgi alışverişinde bulunması amaçlanıyor.
 

Sokak Festivali’nde grup üyeleri
Sokak Festivali’nde grup üyeleri

 

Ramazan ayı boyunca iftar yemekleri düzenleniyor; böylece farklı kültürlerden insanların bir araya gelerek paylaşımda bulunması sağlanıyor, dini hassasiyetler ekseninde toplumsal dayanışma pekiştirilmiş oluyor.

Eğitim konusunda ise okuma alışkanlığını teşvik etmek ve kültürel bilgi birikimini artırmak amacıyla okuma günleri düzenleniyor, bu günler yazarlarla buluşma ve kitap tartışmaları gibi etkinliklerle destekleniyor.

Bunun dışında Kazım Erdoğan'ın katıldığı tartışma programlarına ekip olarak katılım gösteriliyor, bu da dernek üyelerinin entelektüel açıdan kendilerini geliştirmesine ve dayanışma ortamına zemin hazırlıyor.

Ayrıca kurumsal binalara tanıtım gezileri düzenlenerek üyelerin hem yaşadıkları ilçedeki kurumlar hakkında bilgi sahibi olmalarına, hem de yönetimde fikirlerini beyan ederek söz sahibi olmalarına fırsat veriliyor.
 

Neukölln İlçe Belediyesi tanıtım etkinliği
Neukölln İlçe Belediyesi tanıtım etkinliği

 

"Toplumda Artan Şiddete Karşı Dikkat Çekmek İçin Yapılan Aktiviteler" ise belki de Dernek'in en önemli faaliyet ayaklarından birini oluşturuyor.

Şiddet konusuna dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinliklerde grup üyeleri, park, sokak ve belediye binası önü gibi kamuya açık alanlarda toplanarak, basın organlarının da katılımıyla seslerini duyurmaya çalışıyor.
 

Şiddete karşı bank boyama etkinliği
Şiddete karşı bank boyama etkinliği

 

Şiddete karşı yürüyüş eylemi ( Neukölln Belediye Binası Önü)
Şiddete karşı yürüyüş eylemi (Neukölln Belediye Binası Önü)

 

Şiddete karşı duruşu göstermek için yaptırılan çanta örneği
Şiddete karşı duruşu göstermek için yaptırılan çanta örneği

 

Şiddete karşı duruşu göstermek için bastırılan t-shirt örneği
Şiddete karşı duruşu göstermek için bastırılan t-shirt örneği

 

Ez cümle, Aufbruch Neukölln Derneği, Berlin içinde seslerini yeteri kadar duyuramayan kadınların, erkeklerin, göçmenlerin ve dezavantajlı grupların sesi ve nefesi olmaya devam ediyor.

Çağımızın en önemli sorunlarından olan şiddete, ayrımcılığa, nefret söylemine ve önyargılara maruz kalan bireylerin sorunlarının dinlenmesi ve çözülmesi noktasında onlara destek sağlıyor, dolayısıyla bu kişileri toplumdan dışlamak yerine onları topluma entegre etmek sürecinde kilit bir rol üstleniyor. 

Şuna da vurgu yapalım; Kazım Erdoğan ve grup üyeleri, Berlin'de sürdürdüğü başarılı çalışmaların bir benzerini, son yıllarda ne yazık ki kadın ve çocuk cinayetlerinin artış gösterdiği, şiddet eğiliminin yüksek olduğu ve sığınmacılara karşı nefret söyleminin çatışmaları tetiklediği Türkiye'de de sürdürmek istiyor.

Zira onların tek amaçları; Almanya'da olduğu gibi Türkiye'de de şiddetin, önyargıların ve ayrımcılıkla güçleri yettiği kadar mücadele ederek toplumsal barışın sağlanmasına bir nebze de olsun katkı sağlayabilmek.

Dolayısıyla derneğin Türkiye içerisinde sesini daha fazla duyurmaya ihtiyacı var.

Umarım Kazım Erdoğan gibi kanaat önderlerinin dünyaya bakış açısını ve Aufbruch Neukölln Derneği'nin kıymetli üyelerinin verdiği emek ve çabaları, Türkiye'de görüp anlayabilen daha çok kişi ve kurum çıkar. 

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU