"Banka, Atatürk mirasını 'kısıt' koydu" denilerek açılan dava Cumhurbaşkanı ve CHP’nin önünde… İddiaya göre TDK ve TTK’ya milyarlarca lira eksik ödeme yapılıyor

“Banka, Atatürk mirasını ‘kısıt’ koydu denilerek” açılan dava Cumhurbaşkanı ve CHP’nin önünde… İddiaya göre TDK ve TTK’ya milyarlarca lira eksik ödeme yapılıyor

Atatürk, Türk Dili Tetkik Cemiyeti Genel Merkez Kurulu'nun toplantısına başkanlık yaparken 1933'te çekilen bir fotoğraf 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'deki vefatından önce bir vasiyetname bıraktı.

Bu vasiyetnamede, “Nukut ve hisse senetleri ‘şimdiki gibi' İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır” deniliyor ve her yıl nemadan geriye kalan miktarın yarı yarıya Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Türk Dil Kurumu'na tahsis (TDK) edilmesi isteniyordu.
 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)


Atatürk'ün mülkiyetinde olan İş Bankası senetlerinin 604'ü kurucu intifa senetiydi.

Şu anda borsada da işlem gören bu kâğıtlara ödenmesi gereken kâr payı, 1991 yılında alınan bir karar gereği kısıtlı olarak ödeniyor. 

1991'de sermaye kısıtlaması geldi

Çünkü banka o yıl esas sözleşmede değişikliğe gitmiş ve kurucu intifa senetlerine yapılacak ödemelere 250 bin lira sermaye kısıtı getirmişti. 

Yani 1991 yılından itibaren bu senetlere kâr payı daha az ödenmeye başlandı.

Atatürk'ün “şimdiki gibi nemalandırılsın” dediği mirasından TDK ve TTK da diğer kurucu intifa senet sahipleriyle birlikte daha az ödeme almaya başladı.

Bankanın bu kararından dönmesi için senet sahipleri davalar açtı. O davalardan biri Serhat Özer tarafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldı.

13 Haziran'da görülen son duruşmada davacı avukatı, davanın Cumhurbaşkanlığı'na ve Atatürk'ün mirasçısı Cumhuriyet Halk Partisi'ne ihbar edilmesini talep etti. 

Mahkeme bu talebi kabul ederek hem Cumhurbaşkanlığı hem de CHP'nin bilgilendirilmesinin önünü açtı.

Cumhurbaşkanlığı'na gönderilen dilekçede örnek bir hesap tablosu da yer aldı.

Atatürk'ün mülkiyetinde olan ve kâr payını vasiyet ile bıraktığı intifa senedi sayısının 604 olduğunun hatırlatıldığı dilekçede, bankanın net kârının 61 milyar 500 milyon lira olduğu bilgisine yer verilerek her bir kurucu intifa senedi için 2 milyon 502 bin lira kâr payı ödenmesi gerektiği savunuldu. 

"Senet başı 14 TL kâr payı verildi"

Ancak 1991'de alınan karar gereği kurucu intifa senedi başına ödenen para 14 lira. 

TTK ve TDK'nın sadece bu yıl 1 milyar 511 milyon 228 bin lira eksik ödeme aldığının öne sürüldüğü dilekçede, “Bu hesap 1991-2023 yılları arasında her bir yıl için ayrı ayrı yapılıp faizi ile hesaplandığında 32 yıllık zarar tutarı ortaya çıkacaktır” denildi. 

Dilekçede Anayasa'nın 134. maddesinde “Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir” hükmünün yer aldığı hatırlatılarak, konunun Anayasa'nın amir hükmü gereğince Cumhurbaşkanının sorumluluk alanına girdiği de savunuldu.
 


Toplamda 2 bin 548 adet kurucu intifa senedi bulunuyor ve senet sahipleri bu senetlere yapılacak kâr payı ödemelerinde sermaye kısıtının kaldırılmasını istiyor.

Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun bağlı olduğu Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun mahkeme talebi üzerine ilettiği cevapta nemanın kurumlara sermaye kısıtı konularak ödendiğini ifade etti.

Peki bankanın yaptığı Atatürk'ün mirasını ihlal anlamına geliyor mu?

Davacıların talebiyle dosyaya uzman görüşü veren Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Bilgili, bankanın 1991 yılından itibaren kurucu hisse paylarına ilişkin kâr payı hakkını şirketin kuruluş sermayesi ile sınırlayan uygulamasının doktrinde büyük çoğunlukla savunulan görüşlere ters düştüğünü ileri sürdü. Aynı üniversiteden Dr. Öğr. Üyesi Dursun Ali Demirboğa da kâr payının sermaye kısıtıyla ödenmesinin vasiyetnamesinin özüne aykırı olduğu kanaatini paylaştı. 

Banka iddialar için ne diyor?

İş Bankası, konuyla ilgili açılan davalardan birinde mahkemeye ilettiği yazıda kurucu intifa senetlerinin 1924-1987 arasında kadar tüm sermaye arttırımlarına göre nemalandırıldığını, 1991'de ise bu ödemelerin sınırlandırıldığını hatırlattı.

Mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde açılan davaların iyi niyetten uzak olduğunu savunan banka, “Kurucu intifa senetlerinin sermaye kısıtı ile nemalandırılmasının önünde kanuni bir engel olmadığı gibi bunun yargı içtihatlarına da aykırı bir yönü yoktur” ifadelerini kullandı.

Konuyla ilgili başka davaların da açıldığını söyleyen banka, “Kurucu intifa senedi sahiplerine sağlanacak menfaatlerin sınırlandırılabilmesi yeni kanunda da korunmuştur. Yargıtay'ın 1991 tarihini de kapsayacak şekilde 1976-1993 yılları arasında vermiş olduğu, kurucu hisse sahiplerinin kâr payı haklarının ilk sermaye tutarı ile sınırlı olarak hesaplanması gerektiği ve bunların arttırılan sermayeye düşen safi kârdan yararlandırılmalarının mümkün olmayacağı yönündeki hükümleri sabittir” dedi.

Anonim ortaklığın yeni yatırımları gerçekleştirmek için sermaye arttırımına gittiğinde, intifa senedi sahiplerinin büyüyen kazancın tümünden hak iddia etmelerinin, hiçbir emekleri geçmediği halde fazladan yarar sağlamak olacağını iddia eden banka, söz konusu cevap dilekçesinde, bu durumun kuruluş amacına ters düşeceği ve ortaklığa kâr sağlamak amacıyla sermeye koyan ortakların safi kazançtan alacakları payı eksilteceğini söyledi.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU