Yirminci yüzyılın başlarında, birçok diğer büyük sanayileşmiş devletler gibi ABD de çocuk işçiliği alanında öncüydü.
5 ila 15 yaş arasında iki milyondan fazla çocuk, sınıf sıralarına oturmak yerine fabrikalar ve kömür ocaklarında çalışıyordu. Zor işlerde çalışarak hayatlarını tehlikeye atıyorlardı.
Birçoğu ailesine birkaç dolar götürebilmek için fabrikalarda ağır makineler, yüksek gürültü ve sıcaklıklar, kömür ‘kara tozuyla’ baş etmek zorundaydı.
On dokuzuncu yüzyılda tarlalarda çocuk işçi çalıştırmak çok yaygındı. Fakat sanayi devrimi ve teknolojik yeniliklerin ortaya çıkmasıyla birlikte ABD’li çocuklar artık fabrikalarda çalışmaya başladı.
Düşük maaş, yüksek itaat
Sanayi devriminin ortalarında kömür, enerji üretimi, fabrikaların ihtiyacı, evlerin ısıtılması gibi temel ihtiyaçlar için önemli bir kaynak oldu. Bu nedenle çocuklar kömür ocaklarında çok zor şartlar altında çalışıp sanayi devriminin ‘ana maddesi’ olan kömürü çıkarıyordu.
Bunun yanında işverenler, kolayca itaat etmeleri, düşük maaşa razı olmaları ve yaşlarının küçük olmasından faydalanarak kömür ocağında zor işler yaptırıyordu.
1900’lere gelindiğinde kuzeydeki bazı eyaletlerde çocuk işçiliğiyle ilgili kanun çıkartıldı. Bu tip işlerin çocuklara yaptırılması yasaklandı. Bu yüzden bazı Amerikan firmalar güney eyaletlerine yöneldi.
Kömür ocaklarındaki işler çocuklar arasında bölünmüştü. Bir kısım 12 saat boyunca karanlıkta çalışarak toz yutarken, bazı çocuklar da onları az da olsa rahatlatmak için havalandırma delikleriyle ilgileniyordu. Bazıları da kömürü kırarak küçük parçalara dönüştürüyor, kömür dolu ağır el arabalarını sürüyordu. Bedenlerinin küçük olması da dar alanlarda çalıştırılma nedenlerinden biriydi.
İşverenler bu durumda büyük kazançlar elde ederken çocukların hakları ellerinden alınıyordu. İş kazası durumunda tazminat verilmiyor, çocuklar düşük maaşlarla çalıştırılıyordu.
Yirminci yüzyılın başında, Amerika’daki çocuk işçiliği vakasını ortadan kaldırma görevini üstlenen “Ulusal Çocuk İşçiliği Komitesi” oluşturuldu
Çocuk işçilerin durumunu dünyaya duyurmak isteyen bu komite, Amerika kıtasının farklı bölgelerindeki kömür ocaklarına ve tarlalara giderek, burada zor şartlar altında çalışan çocukların fotoğraflarını çekiyordu.
Çocukları kurtaran sosyolog: Hayn
Komisyon üyelerinden biri, bu organizasyona katılmak için öğretmenlik mesleğinden vazgeçen Sosyolog Louis Hayn.
Hayn, çocuk işçiliğini belgelemek için fabrikalara gittiğinde fotoğraf çekmesine izin vermeyen yetkililerle karşı karşıya gelmek zorunda kalıyordu.
Buna rağmen Hain, çocukların fotoğraflarını çekmekten vazgeçmedi. Farklı yöntemler kullanarak çocuklara ulaştı, onlarla röportaj yaptı. Hain’in çektiği fotoğraflar, o dönemde birçok kişi için ‘üzücü’ nitelikte oldu. Fotoğraflarda çocukların yaşadığı zorluklar ve iş koşulları gözler önüne seriliyordu.
İllerdeki yıllarda, komite tarafından çekilen fotoğraflar kamuoyunun harekete geçmeside ve 1916 yılında çocukların günlük çalışma saatleri ve asgari yaş ile ilgili olan Keating-Owen kanunu çıkarmasında çok önemli rol oynamıştı.
ABD Başkanı Woodrow Wilson bu kanunu destekledi. Fakat ABD Yüksek Mahkemesi, "Anayasaya aykırı" olarak nitelendirip onaylamadı.
1930’larda Franklin Roosevelt Amerika’nın başkanı olunca Keating-Owen kanunu onaylanıp uygulandı.
Al Arabiya'dan Independent Türkçe için çeviren: Gülbahar İbeş