Rus basınında Gazze savaşı: "Hollanda'da açılan Holokost müzesi, Gazze savaşına karşı protestoların merkezi oldu"

Gazze savaşının 158. gününde Rus basını gelişmeleri nasıl görüyor?

Fotoğraf: Piroschka van de Wouw/Reuters

Independent Türkçe için 11 Mart Pazartesi günü Rus basınında yer alan haber ve analizleri derledik:

Gazze savaşının 158. gününde Rus basını gelişmeleri nasıl görüyor?
 

Kommersant:

Kommersant'ın İsrail muhabiri Mikhail Gurevich'in haber-analizi özetle şu şekilde:
 

 

Patlama tehlikesi bulunan ramazan 

Müslümanların kutsal ayı Ortadoğu'da gerilimin sert şekilde artmasına neden olabilir

Uluslararası arabulucuların (ABD, Katar ve Mısır) Müslümanların kutsal ayı olan Ramazan ayının başlayacağı 10 Mart'tan önce İsrail ile Hamas arasında ateşkes sağlamak için acele etmeleri boşuna değildi. Bu tarih, önceki yıllarda Filistin-İsrail çatışmasının keskin bir şekilde tırmandığı döneme işaret ediyordu. Şimdi Gazze'de bir savaş olduğunda olası bir gerilimin sonuçları bölgeyi havaya uçurabilir. Ancak Kommersant'ın İsrail muhabiri Mikhail Gurevich, durumun ağırlaşmasının kaçınılmaz sayılamayacağına inanıyor.

Gerçekte ramazanın barış ayı olmasına ilişkin görüşün tarihi bakımdan öyle değil. Mekke'nin Muhammet Peygamber tarafından fethi, Endülüs'ün fethi, bugünkü İsrail'in Kuzeyinde Moğol orduları üzerindeki zafer ramazan ayında kazanıldı.

Burada Kudüs'ün kutsal İslami mekanlarının İsrail topraklarında yerleşmesine rağmen Ürdün Kralı'nın emrindeki özel yetkili İslami Konsey VAKF tarafından yönetildiğinin belirtilmesi gerekir. Yani İsrail'in tüm itiraz ve sorunları Amman ile çözmesi gerekir. Ürdünlüler için ise İsrail'in her bir hareketi kuşkulu bulunmakta ve her daim statüko ihlali olarak yorumlanıyor. Ancak tersine, bu kadar karmaşık bir hukuki statü Filistinli gruplara geniş hareket alanı tanıyor.

Son birkaç yıldakinden farklı biçimde ramazan (bu sene) hiçbir Yahudi bayramıyla üst üste düşmüyor. Demek ki, Yahudilerin Sina Dağı'na çıkması ve camilerin hemen dibinde yerleşen Ağlama Duvarı önünde birlikte dua etmeleri söz konusu olmayacak.

Diğer yandan savaş Filistin toplumunu direnişe seferber etmekten ziyade bölünmeye yol açıyor. Gazze şehirlerinin hangi duruma düştüğünü gören Batı Şerialı Filistinliler kendi kent ve kasabaları aynı duruma düşürmek için yanıp tutuşmuyorlar.

Ama teröristlerin yapma fırsatını bulamadığı şeyleri İsrailli radikaller yapabilirler.

Polisin onlara karşı nasıl mücadele edeceğini biz en yakın günlerde göreceğiz. Ancak Kudüs'teki ibadetlerin yanı sıra, Gazze'deki askeri operasyonlar ve Kahire ve Doha'daki görüşmeler sürecektir. Ve gerilimsiz geçen her gün anlaşma fırsatlarını artıracaktır. Hamas’ın 6 haftalık ateşkesin ve Filistinli tutukluların İsrailli rehinelerle takas edilmesinin savaşın sürmesinden daha iyi olduğunu karar vereceğini kestirmek zor. Ancak nedense ben İsrail'deki, Batı Şeria'daki, Gazze Şeridi'ndeki birçok Müslümanın bunun için dua edeceğine inanıyorum.


BBC Rusça Yayınlar Servisi:
 

 

Hollanda'da açılan Holokost müzesi, Gazze savaşına karşı protestoların merkezi oldu

Hollanda'da Holokost'a adanmış bir müze açıldı. Tören için İsrail Devlet Başkanı Isaac Herzog Amsterdam'a geldi. Barış ve 7 Ekim'de İsrail'e düzenlenen saldırının ardından Hamas militanları tarafından alınan rehinelerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Herzog'un ziyareti İsrail'in Gazze'deki tepkisine karşı protestolara yol açtı

Yüzlerce protestocu şehir merkezindeki Waterloo Meydanı'nda, müze ve sinagogun yakınında toplandı. Yanlarında Filistin bayrakları ve pankartları getirdiler.

Herzog’un ziyaretini protesto edenlerden bazıları Yahudi. Gazze'de derhal ateşkes talep eden ve Herzog'u Filistin soykırımına suç ortaklığı yapmakla suçlayan protestocular, "Bizim adımıza değil" ve "Bir daha asla!" sloganları attılar. İsaac Herzog ve İsrailli yetkililer bu suçlamayı şiddetle reddediyor.

Herzog'un açılışına katıldığı müze, II. Dünya Savaşı sırasında yüz binden fazla Hollandalı Yahudi’nin (çoğu Nazi toplama kamplarına sürgün edilmiş) öldürülmesini belgeliyor.

Pazar günkü gösteriyi düzenleyen aktivistler yaptıkları açıklamada, Holokost kurbanlarını onurlandırdıklarını, müzenin açılmasına karşı olmadıklarını, ancak Gazze'deki savaş devam ederken sessiz kalamayacaklarını söylediler.


Детали (Detaylar-İsrail):
 

 

Esirlerin ailelerinden oluşan bir heyet, BM Güvenlik Konseyi'nde görüşmek üzere ABD'ye uçtu

11 Mart'ta, kaçırılanların aileleri ve Dışişleri Bakanlığı çalışanlarından oluşan ve Bakan Israel Katz liderliğindeki ortak bir heyet, BM Güvenlik Konseyi'ndeki bir tartışmaya katılmak üzere ABD'ye uçtu. Tartışmada Hamas'ın 7 Ekim katliamı sırasında işlediği cinsel suçlarla ilgili rapor üzerinde durulacak

Katz ve aileler, BM Genel Sekreteri'nin Çatışma Bölgelerinde Cinsel Şiddet Temsilcisi Pramila Patten ile görüşecek ve New York Belediye Başkanı Eric Adams ile özel bir resepsiyona katılacak.

Dışişleri Bakanı Katz şunları söyledi: 

"Bugün, kaçırılanların eve getirilmesi konusunu gündemin ilk sırasına koymak için BM Güvenlik Konseyi'nin özel acil tartışmasına gidiyoruz. Kaçırılanların ailelerinin temsilcileriyle birlikte Hamas'ın yaptığı korkunç şeyleri anlatan özel BM raporunu konuşacağız, Hamas'ın terör örgütü olarak tanınması ve kaçırılanların evlerine geri gönderilmesi konusunda net bir karar alınması için çalışacağız."

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU