Para kupürlerinin tükenen gücü ve dijitalleşme

Prof. Dr. Mete Gündoğan Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Reuters

2009 yılı başından itibaren aynı Türk lirası kupürlerini kullanıyoruz.

200 lira, 100 lira, 50 lira, 20 lira, 10 lira ve 5 lira olmak üzere, 6 adet Türk lirası kupürü mevcut.

Peki, bu kupürler ilk çıktıkları zaman kaç dolara tekabül ediyordu?

200 lira ile 134 dolar alabiliyorduk.

Peki, şimdi ne oldu?

Şimdi bu 200 TL değişmedi ama tekabül ettiği dolar miktarı çok çok düştü.

Bugün 200 liramız 7 dolara tekabül ediyor.

İlk çıktığından bu yana kupürler, yaklaşık 20 kat alım gücünde düşüş gösterdi.

Ama biz aynı para kupürlerini kullanmaya devam ediyoruz.

Bu kupürlerin değişmesi, kupür üzerindeki rakamların artması gerekiyor.
 


Değişmeli ki, ilk çıktıkları zaman piyasada çevirmiş olduğu mal ve hizmetleri, aynı seviyede, aynı hareketlilikle çevirebilsinler.

Bugün değerleriyle birlikte hemhal olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği'nde (AB) kullanılan euroya bakalım.

En büyük kupürü 500 euro.

Yani euronun en büyük parası bizim paramızla 15 bin lirayı ifade ediyor.

Euronun diğer küpürleri bizim paramızla kaç liraya tekabül ediyor:

  • 200 euroluk kupür, 6 bin liraya
  • 100 euroluk kupür, 3 bin liraya
  • 50 euroluk kupür, 1 bin 500 liraya
  • 20 euroluk kupür, 600 liraya
  • 10 euroluk kupür, 300 liraya
  • 5 euroluk kupür ise, 150 liraya tekabül ediyor.

Yani 200 lirayla 5 euro + 2 euro daha alabiliriz.

Sıraladığımızda AB'de 7 para kupürü var.

En son kupür 5 euro, bir üstteki kupür 10 euro ve 200 TL'nin karşılık gücü bu iki euro küpürü arasındaki değere kadar düşmüş durumda.

Bu paraların değişmesi gerekiyor.

Yaptığımız çalışmalara göre, enflasyonun gidişatını da hesaba katınca, Türk lirasının en büyük kupürünün 5 bin lira (5,000 TL) olması gerekiyor.

Ancak böylece piyasadaki mal ve hizmetler rahatlıkla çevrilebilir.

Bugün kırsalda teknoloji altyapısı yok ve birçok insanımız kırsalda yaşıyor.

Oysa siz herkesi dijitale yönlendirmeye başladınız.

Temassız da cırt cırt ödeniyor.

Fakat kırsalda böyle bir altyapı yok.

Nakit verilmesi gerekiyor ve haliyle kimse de yanında tomar tomar para taşımak istemiyor.

Bunun çaresi "kart taşıyın" demek değildir.

Bunun asıl çaresi, nasıl ki 2009'un başında yaptığınız bir hesaplama ile mevcut para kupürlerini bulduysanız, aynı mantıkla güncel bir hesaplama yapacaksınız; hiçbir şey bilmiyorsanız da kendinizi AB ile kıyaslayacaksınız ve bu kupürlerin rakamlarını değiştireceksiniz.

Keza para kupürlerinin alım gücü, çıktığından bu yana yaklaşık 20 kat düşüş durumda.

Eğer bu kupürleri değiştirmez de herkesi dijitale yönlendirirseniz, bu mevcut merkezi sistemin, dijitalleşme hayalleri kuran, devletin içerisinde paranın dijitalleşmesiyle birlikte, diğer endeksleri birbirleriyle orantılı olarak kavuşturup, sosyal statü endeksleri oluşturmayı hayal edenlerin projesine hizmet vermiş olursunuz.

Bu yanlış bir gidişat.

Bugün her yerde dijital altyapı yok.

Eğer herkesi dijital paraya yönlendirirseniz;

  • Belli bir zaman sonra mahremiyet diye bir şey kalmaz.
     
  • Türkiye'nin birçok yerinde dijital altyapı olmadığı için, insanları şehirlere; toplu yaşam yerlerine göç etmeye zorlarsınız.
     
  • Enflasyonu teşvik edersiniz.
     
  • Kredi maliyetlerini artırırsınız.
     
  • Bu ödemelerde kullanılan aracı kurumlara ödenen komisyonları da artırmış olursunuz.

Bu gidişatın değiştirilmesi lazım.

Bu, farkına varmadan bizi alıştırdıkları bir sistem.

"Efendim, çok kolay oluyor", "Para taşımıyoruz, cep telefonlarımızdan ödeme yapabiliyoruz", "Değişik ödeme araçları bulabiliyor, bunları kullanabiliyoruz" deniliyor.

Peki, kimse neden şu soruları tartışmıyor:

Bu paralar nasıl yaratılıyor?

Nasıl ortaya geliyor?

Bu, borca dayalı para sistemi ister kağıt para ister dijital para olsun… bunlar nasıl ortaya çıkıyor?

Esas tartışılması gereken bunlar, ama kimse bunları sormuyor.

İnsanların yönünü dijitale akacak şekilde sistemi kolaylaştırıyorsunuz.

Oysa başka türlü de kolaylaştırabilirdiniz.

Bu kolaylaştırmaların neticesinde kısıtlamalar geliyor.

Bunları diğer endekslerle (mesela karbon endeksleri, yaşam endeksleri, sağlık endeksleri vs.) birleştirdiğinizde, mevcut toplum yapısını tamamen kontrol altına alınmış robotlar gibi yaşayan bir topluma dönüştüreceksiniz.

Kullandıkları para kupürlerine bakınca, Avrupalılar bile buna hizmet etmiyor, başka ülkeler de…

O halde yapılması gereken, artık işlevini yitirmiş para kupürlerinin değiştirilmesidir.

Hatta ve hatta demir paranın üzerindeki değer, maliyetin çok çok altında kaldı. 

Bunlar manasız bir şekilde gidiyor.

Yarın bir gün, "Bunların herhangi bir manası kalmadı, bunları kaldıralım" diyecek olsanız, bunu kabul edecek insanlar üretmiş olacaksınız.

Belki de amaç budur.

Belki amaç, dijitalleşme üzerinden insanları köleleştirmektir…

Buna asla müsaade edilmemesi gerekiyor.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU