Suriye Milli Ordusu'na "hazır ol" talimatı gitse de harekâtın sert rüzgârı henüz esmiyor

Gerek ABD'nin destek verdiği IŞİD karşıtı operasyonlarda gerekse de Fırat Kalkanı, Zeytindalı ve Barış Pınarı harekâtlarında koordinasyonun sağlandığı o köyde yeni bir toplantı süreci başladı. Bunun bir harekâta evrilip evrilmeyeceğinin yanıtı bekleniyor

Fotoğraf: AFP

Havar Kilis, Suriye'nin Türkiye'ye çok yakın bir sınır köyü. 

Buraya yakın bir de askeri sınır kapısı bulunuyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Savaştan önce birkaç hanenin yer aldığı ve çok az kişinin bildiği bu küçük Türkmen köyünü şimdi çoğu Suriyeli, o köye daha önce hiç gitmemiş olsa da biliyor. 

Çünkü Suriye kuzeyinin kaderini belirleyen bütün askeri operasyonların ayrıntıları, bu köyün adıyla anılan operasyon koalisyonunca yapılan toplantılarda konuşuluyor. 

Koalisyona çok sayıda Esad karşıtı silahlı grup dahil olmuş durumda. 

Önce patron ABD'lilerdi

Aslında bu operasyon çatısı, henüz Fırat Kalkanı Harekâtı gerçekleşmeden önce başka bir isim altında IŞİD'e karşı askeri faaliyetlerde bulunuyordu.

Karargâhtaki ana ağırlık Amerikan merkezi istihbarat örgütü CIA'deydi ve bu bölgedeki Suriyeli silahlı gruplarla Washington'daki güvenlik bürokrasisi arasındaki ilişki Amerikan istihbaratı tarafından sağlanıyordu.

Önce Amerikalılar burada bir mobil koordinasyon merkezi kurdu, ardından bölgesel silahlı gruplar karargâhlarını buraya taşıdı. 

"Eğit-Donat" faaliyetlerinin bir üssü de burasıydı. Ancak bölgede Amerikalıların bu faaliyeti bir istihbarat mekanizması olarak kurguladığına ilişkin genel bir kanaat bulunuyor.

2015'te, Eğit-Donat kapsamında Ürdün'de kurulan bir kampta Amerikalılardan eğitim alan Mustafa Süleyman isimli bir Türkmen genç ile konuşmuştum.

Süleyman, 7 hafta boyunca ABD'lilerin kendilerine Suriye sahasına ilişkin kritik bilgiler toplamaya çalıştıklarını anlatmıştı. 

Zaten bir süre sonra bu proje rafa kaldırıldı.

CIA muhaliflerle, CENTCOM YPG ile ilişki kurdu

Amerikan ordusu ise ilişkileri CIA gibi ÖSO'ya bağlılık bildiren gruplarla değil YPG ile kurdu. 

Bu durum, Suriye kuzeyinde ÖSO'nun IŞİD'e karşı operasyonlarının başarıya ulaşmasını engelledi ve ABD tarafından muhaliflere etkili hava desteği sağlanmadı.

Öyle ki ÖSO, örneğin Çobanbey ilçesini IŞİD'den alıyor ama IŞİD 2 gün sonra tekrar ilçedeki hakimiyeti kazanıyordu.

2016'ya gelindiğinde artık Havar Kilis'te CIA'nın açık etkisi ortadan kaldırıldı. Grupları tamamen Türkiye domine etmeye başladı ve bölge Fırat Kalkanı Harekâtı ile IŞİD'den arındırıldı.

Fırat Kalkanı'yla birlikte Havar Kilis'te kalan son ABD'liler de protestolar eşliğinde Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmişti.

Gerek Fırat Kalkanı Harekâtı ile IŞİD'e gerekse de Zeytindalı, Barış Pınarı harekâtlarıyla PKK'nın Suriye'deki yapılanması olan YPG'ye karşı yürütülen harekâtlarda da Havar Kilis Operasyon Merkezi'nin işlevi vardı.

Yerel grupların kaç kişiyle harekâta katılacakları, kimin nerede görevlendirileceği, hangi özel kuvvet ya da istihbarat unsurlarının hangi yerel grubu koordine edeceği burada belirlenmişti. 

 

 

209585.jpeg
Fotoğraf: AFP

 

Hibrit mücadelenin yansıması

Bu yapı, Türkiye'nin benimsediği "hibrit mücadele" konseptinin bir yansıması. Çünkü gerek askeri gerek istihbari gerekse de yerel unsurların senkron halde sahada olmasının araçlarından biri de burasıydı. Hibrit savaş bir orkestra işiydi ve orkestraların kulislerinin de olması gerekiyordu. 

Her büyük harekât öncesi Havar Kilis koalisyonunun bileşenleri bir araya geliyor, masaya haritalar açılıyor, Türkiye istihbarat birimlerince ortaya konulan istihbarata uygun stratejiler aktarılıyor ve şimdi Suriye Milli Ordusu çatısı altında faaliyet gösteren yerel silahlı gruplara askeri bilgilendirmeler yapılıyor. 

Benzer toplantılardan bir benzeri geçen günlerde yine yapıldı. 

Gruplar yine Havar Kilis'te bir araya geldi

Toplantının gündemi, hazırlıkları geçen aylarda son aşamaya gelen ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "Şam'la görüşün" tavsiyesinin ardından rafa kaldırılan askeri harekâta ilişkindi.

Beyoğlu'nda 6 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından hem Suriye'de hem Irak'ta birçok YPG ve PKK hedefi vuruldu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da daha önce yaptığı açıklamalara benzer bir açıklama daha yaparak bölgeye kara harekâtının sinyalini verdi. 

 

turkish-army-troops-gather-near-b001-diaporama.jpg
Fotoğraf: AFP

 

Bölgede henüz açık hareketlilik yok

Eski harekâtlardan aşina olduğumuz şekilde önce gerek Fırtına obüsleriyle gerekse de hava araçlarıyla hedef bölgeler ağır atış altına alınıyordu. Bu atışlar günler hatta haftalar boyunca sürüyor kara unsurları ise daha sonra bölgeye intikal ediyordu. Geçen günlerde yapılan Pençe-Kılıç Hava Harekâtı'yla birçok bölgedeki YPG'liler ağır şekilde bombalansa da harekâtın bir dizi halinde devam etmemesi bunun alışılmış kara harekatı öncesi yumuşatma taktiği olduğu analizinin önüne geçiyor.

Tabi henüz daha önceki harekatlarda başat aktör olarak kullanılan tankların intikalinin yapılmadığını da söylemek gerekiyor.

Aynı zamanda hem Zap bölgesindeki operasyonların devam etmesi hem ABD ile F-16 pazarlığının sürmesi hem de zaten Ukrayna ile uğraşmak zorunda olan Rusya'nın Esad'ı işaret etmesi harekâtın çok da yakın bir süre içinde olmayabileceğinin işareti gibi.

Bu harekâta katılacak yerel unsurlar ise son talimatı beklediklerini söylüyor. Daha önce de benzer hazırlıklar yaparak Tel Rıfat ve Menbiç'e girmeye hazırlanan bu unsurlar harekâtların iptal edilmesiyle karargahlarına geri dönmek zorunda kalmışlardı. 

"Hazır ol" talimatı geldi ama

Şimdi de Havar Kilis'te benzer toplantılar yapıldı ve talimatlar alındı.

Bir SMO yetkilisi, "hazır olun" talimatını doğrulasa da harekâtın ne zaman yapılacağı konusunda bir yorum yapmaktan kaçındı.

Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dillendirilen kara harekâtı kısa süre içinde olursa bu bir "yıldırım harekâtı" olacak. Bu da kimi aktörlere harekâtın kısıtlı olabileceğinin işaretini veriyor. 

 

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU