Le Pen kararı: Avrupa'nın elitleri, popülistlere karşı harekete mi geçti?

Brüksel-Washington ayrımı bu konuda da dikkat çekiyor

Pazartesi suçlu bulunduğu açıklanan Marine Le Pen, ceza aldıktan sonra partisi Ulusal Birlik'in genel merkezinden ayrılırken böyle görüntülendi (AFP)

Fransa'da 2027'de düzenlenmesi planlanan cumhurbaşkanlığı seçiminin favorilerinden Marine Le Pen'in 5 yıl siyasi men cezası almasının yankıları sürüyor. 

ABD'nin Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, "Le Pen kararı, Avrupa'nın elitlerinin popülistlere komplo kurduğu iddialarını kuvvetlendiriyor" başlığını taşıyan bir haber yayımladı. 

Mahkeme kararının ana akımdaki siyasetçiler tarafından "hukukun üstünlüğü" iddiasıyla savunulduğu ancak pek çok kişinin de seçme haklarının elinden alındığı gerekçesiyle yargıyı eleştirdiği vurgulandı. 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İkinci Donald Trump yönetimiyle birlikte ABD ve Avrupa arasındaki gerginlik artarken yargının siyaset üzerindeki kontrolünün de popüler tartışma konularından biri halini aldığına işaret edildi. 

Trump'ın ekibinden Elon Musk'ın "Radikal sol, demokratik oylamayla kazanamayınca karşıtlarını hapse atmak için yargıyı istismar ediyor" diyerek Fransa'daki karara tepki gösterdiği hatırlatıldı. 

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce da Trump'a karşı da benzer adımların atıldığını işaret ederek Le Pen kararı hakkında "endişe verici" demişti. 

Düşünce kuruluşu Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Camille Lons, Washington'ın tutumunu şöyle özetliyor:

JD Vance ve Donald Trump'ın defalarca 'yargıç demokrasisini' yerdiği ABD'de bu karar muhtemelen Avrupa'daki yetki aşımı ve demokratik çürümeye dair yeni bir kanıt olarak sunulacak. Le Pen'in mahkumiyeti, Avrupa'daki merkezci elitlerin yasal mekanizmalarla sağcı muhalefeti bastırdığı argümanını da beraberinde getirecektir.

Kasım 2024'te Romanya'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu iptal edilmiş, birinci olan Călin Georgescu'nun adaylığına da mayısta tekrarlanacak oylamada izin verilmemişti. 

Radikal sağcı siyasetçinin Rusya desteğiyle bu oyu aldığı gerekçesiyle yarışamaması, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in yergilerine neden olmuştu. 

İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini gibi Avrupa sağının önemli isimleri de halktan korkanların yargıya başvurduğunu savunuyor. 

Diğer yandan Fransa'da 3 bini aşkın kişiyle sene başında yapılan bir anket, "demokrasiyi koruma" iddiasıyla Le Pen'e siyasi yasak getirilmesine yüzde 59'un destek verdiğini bulmuştu. 

Almanya, İspanya ve İtalya gibi diktatörlük geçmişi olan ülkelerde seçmenlerin çoğu, çoğunluğun tiranlığına karşı yargının kontrolünün önemine inanıyor.

Polonya ve Macaristan'da iktidarı ele geçiren liderlerin hızlıca yargıyı ele geçirmeye çalışması da popülizm karşıtlarında endişe doğuruyor. 

Almanya'daki Heinrich-Heine Üniversitesi'nde siyaset bilimi dersleri veren Stefan Marschall da bu görüşü benimseyenlerden. Le Pen davasındaki gibi kararların hiç kimsenin hukuktan üstün olmadığı düşüncesini besleyeceğini söylüyor.

"Hukukun üstünlüğü bir ekonomi argümanı ve hatta Avrupa için karşılaştırmalı üstünlük olarak da görülebilir" diyen Marschall, yabancı yatırımların bu taahhüte bel bağladığını vurguluyor. 

Fransa'da Marine Le Pen'in de aralarında bulunduğu, eski adıyla Ulusal Cephe'den seçilmiş bazı Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri hakkında 2004-2016'da AP'de "hayali istihdam" oluşturdukları iddiasıyla soruşturma açılmıştı.

2018'de adı Ulusal Birlik diye değiştirilen oluşumun önde gelen ismi ve eski cumhurbaşkanı adayı Le Pen ve geçen sene ölen babası Jean-Marie Le Pen'in de aralarında bulunduğu 27 partilinin AB fonlarını kötüye kullanmaktan yargılandığı dava, Eylül 2024'te Paris Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanmıştı.

Paris Ceza Mahkemesi, Marine Le Pen hakkında dün verdiği 5 yıl siyasi men kararının derhal uygulanmasına karar vermişti. Ayrıca iki yılı ertelenmiş, iki yılı elektronik kelepçeyle gözetim altında geçirilmek üzere 4 sene hapis ve 100 bin euro para cezası verilmişti.

Le Pen, hakkındaki kararın okunmasını beklemeden mahkeme salonunu terk etmişti.

Mahkemenin kararı, Le Pen'in cezasını hapishanede çekmeyeceği anlamına gelirken, avukatları, kararı temyize götüreceklerini açıklamıştı.

Karara, ülkedeki ve kıtadaki bazı liderler tepki göstermişti.

Fransa'da Yüksek Yargı Konseyi'nin dün yayımladığı bildiride, "Davayı yürüten yargıçları kişisel olarak hedef gösteren tehditler ve siyasi liderlerin özellikle soruşturmanın veya mahkumiyet kararının esasına ilişkin açıklamaları demokratik toplumda kabul edilemez" ifadelerine yer verilmişti.


Independent Türkçe, WSJ, AA

DAHA FAZLA HABER OKU