Ramallah’ta hem siyasi hem de güvenlik alanındaki Filistinli çevreler, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşının ertesi günüyle ilgilenecek mekanizmaları tartışıyor. Resmi ve gayri resmi komiteler, kendi görüşleri ve tekliflerinin yanı sıra bölge ve dışındaki ülkelere gönderilenleri de inceliyor.
Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı’dan (AWP) aktardığı haber göre bu planlar, Filistin Yönetimi’nin savaşın ertesi gününün ana itici gücü olacağına inandığı İsrailli taraflarla da gayri resmi olarak tartışılıyor. Yönetim ve ilgili komiteler, İsrail hükümetinin Batı Şeria ve Gazze Şeridi işlerinden sorumlu koordinatörü Gassan Alyan ile yakın iş birliği ve sürekli koordinasyona rağmen mevcut İsrail hükümetiyle doğrudan temas kurmaktan kaçınıyor.
Üst düzey Filistinli kaynaklar AWP’ye, Filistinlilerin güvenlik, ekonomi veya yeniden yapılanma açısından Gazze Şeridi’nin yönetiminde Arapların önemli bir rol oynamasını beklediklerini söylediler.
AWP’nin hafta başında bazı detaylarını yayınladığı ‘Filistin Vizyonu’ belgesi, ertesi gün denilen aşamanın en karmaşık dosyası olan güvenlik dosyasında Filistin’in bölgesel ve uluslararası ülkelerle iş birliğine ilişkin maddeleri ortaya koyuyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Arap komitesinin etkinleştirilmesi
Kaynaklar, Filistin Yönetimi’nin, 2014 Eş-Şati (Sahil) Anlaşması’nda üzerinde mutabakata varılan ve Mısır’ın başkanlığında Türkiye, Katar ve diğer Arap ülkelerini içeren Arap komitesini etkinleştirmeye çalıştığını bildirdiler. Komitenin kuruluş misyonu, 2007 öncesinde Filistin Yönetimi’ne bağlı olan güvenlik birimleri ile Hamas’ın 2007’de Gazze’nin kontrolünü ele geçirmesinden sonra oluşturduğu güvenlik birimlerini birleştirmeye çalışmaktı.
Ancak bu komite, oluşumuna karar verildikten sonra bir kez bile toplanıp faaliyet göstermedi.
Komitelerin koridorlarında, Gazze’deki yeni Filistin güvenlik teşkilatının çekirdeğini oluşturacak 5 bin üyeden oluşan bir Arap güvenlik gücünün konuşulduğu duyuluyor. Bunlar arasında 2007’den önce Gazze Şeridi’nde çalışmış bazı eski güvenlik personeli ve 2007’den sonra Hamas tarafından istihdam edilen, Araplardan, özellikle de Mısırlılardan eğitim almış mevcut üyeler de yer alabilir.
Geçen hafta İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN), Mısır’dan İsrail’e, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşının sona ermesinden sonra Gazze Şeridi’ni yönetecek tarafın, yapısında reformlar yapmak suretiyle ‘yenilenecek olan’ Filistin Yönetimi olduğuna ilişkin bir mesaj iletildiğini bildirmişti.
KAN, İsrailli bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Kahire’den gönderilen mesajın, Mısır’ın, Gazze Şeridi’ni yönetme noktasında Filistin Yönetimi’ne yardımcı olmak üzere Gazze Şeridi’ne polis kuvvetleri gönderilmesini içeren bir Filistin talebi gelmesi durumunda buna itiraz etmeyeceğini gösterdiğini kaydetmişti.
KAN, Mısır’ın mesajında, Kahire’nin Gazze’ye İsrail’in talebi üzerine değil, yalnızca Filistin Yönetimi’nin talebi üzerine polis gücü göndereceğinin ifade edildiğini belirtmişti.
Refah planı
KAN’ın haberi The Wall Street Journal’ın yaptığı bir haberle örtüşüyor. The Wall Street Journal haberinde, İsrail’in, ordu Refah’a girip burada büyük bir kara operasyonu gerçekleştirmeden önce Refah sakinlerini tahliye etme planının bir parçası olarak, Mısır’a Gazze Şeridi’nin güneybatısında kamplar kurma sorumluluğu yükleme yönündeki bir planını ortaya çıkardı.
Gazete, İsrail’in yakın zamanda Mısır’a sunduğu önerinin, Gazze Şeridi’nin güneybatısında her biri 25 bin çadır içeren 15 kamp kurulmasını, ABD ve diğer ülkelerden gelen fonlarla kampların ve sahra hastanelerinin kurulmasından Mısır’ın sorumlu olmasını ve böylece şu anda 1,5 milyon yerinden edilmiş kişinin bulunduğu Refah’a karşı bir kara operasyonu başlatılması durumunda yerinden edilmiş kişilerin Sina’ya gitmesinin engellenmesini içerdiğini kaydetti.
Üst düzey Filistinli bir kaynak, İsrail’in bu planının ‘eğer doğrulanırsa’ bu şekilde reddedileceğini söyledi. Bununla birlikte, Gazze Şeridi’nin tamamında Filistin’in güvenlik kontrolünün Mısır-Arap liderliği altında sağlanmasına ilişkin tartışmalar olduğundan söz etti. Bunun, İsrail’in güneye göçen sakinlerinin hiçbirinin dönmesine izin vermediği Gazze Şeridi’nin kuzeyinde kalan kapsamlı kuşatma altındaki bölgelerden başlaması öngörülüyor.
Kaynak, Mısır’ın The Wall Street Journal gazetesinin ortaya çıkardığı İsrail planını reddedeceğini ve güneye göç edenlerin kuzeye geri dönmesi ve İsrail planında ortaya atılan bölgelerde değil kuzeyde geçici çadırların kurulması planında ısrarcı olacağını tahmin ediyor.
Kaynak, AWP’ye, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nde, özellikle kuzey tarafında ve diğer yerlerde güvenlik hakimiyetinin etkinleştirilmesine ilişkin bu ayrıntılı hususların son altılı Arap toplantısında tartışıldığını bildirdi. Geçen hafta Riyad’da düzenlenen toplantıya Filistin Yönetimi’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün, Mısır ve Katar katılmıştı.
Kaynak, son dönemde yapılan üçlü ve dörtlü toplantılarda diğer detayların da ele alındığını ve yeni toplantı hazırlıklarının tüm hızıyla devam ettiğini sözlerine ekledi.
Mısır liderliğinde bir Arap etkinliği
Filistinli kaynak, Filistin Yönetimi’nin güvenlik dosyasında Mısır liderliğinde bir Arap etkinliğine ve ekonomik dosyanın yanı sıra Gazze Şeridi’nin yeniden imarında kapsamlı bir Arap desteğine yatırım yaptığını bildirdi. Savaşın ertesi günü Gazze Şeridi’nde güvenliği sağlama dosyasıyla ilişkili açık bir metin ortaya koyan altılı Arap toplantısında bunların desteklendiğini bildirdi.
Toplantıdan çıkan metinde “Güvenlik güçleriyle ilgili olarak, güvenlik birimlerinin gücünü yeniden oluşturup yapılandırmak için bölgesel ve uluslararası ülkelerle iş birliği içinde Filistin Yönetimi’nin Gazze’deki kadrolarından yararlanılmasıyla, Filistin güvenlik müessesesi, Batı Şeria ve Gazze’de tüm yetki ve sorumluluklarını tek bir otorite altında üstelenecek” ifadelerine yer verildi.
Kaynak “Bazı subaylar Gazze Şeridi’ndeki Filistin güvenlik liderliğinin çekirdeğini oluşturmak üzere farklı yerlere ve ülkelere gönderiliyorlar ve şu anda yoğun bir şekilde eğitim alıyorlar” dedi.
Kaynak, reform dosyasına ilişkin ise ‘bahanelerin kaldırılmasına’ yönelik adımların Filistin Devlet Başkanı tarafından zaten onaylandığını, bunların açıklanması için uygun zamanın beklendiğini ve reform sürecinin üç dosyadan oluştuğunu söyledi.
Kaynak bu dosyalardan ilkinin idari reform dosyası olup bir sonraki Filistin hükümetine, onun biçimine, çalışmalarının niteliğine, siyasi dayanaklarına, diplomatik boyutuna ve hükümet harcamalarına odaklandığını, ikinci dosyanın yargının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yargı reformu ile ilgili olduğunu ve üçüncü dosyanın savaşın ertesi günü Gazze Şeridi’ndeki güvenlik kontrolünün nasıl entegre edileceği ve etkinleştirileceğini ele alan güvenlik reformu ile ilgili olduğunu kaydetti.
Kaynak, birçok kararın net bir vizyonla alındığını vurguladı. Ancak bu kararların uygulanmasını geciktiren şey, bir yandan Gazze’deki savaşın devam etmesi, bir yandan da İsrail hükümetinin Filistin Yönetimi’nin vergi toplamasını engelleyen mali tedbir ve kararlar almaya devam etmesi. İsrail, Filistin Yönetimi adına vergi topluyor ve bunun yüzde 3’ünü tahsilat ücreti olarak alıyor.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.