Başvurudan sonra açıklama yapan İmamoğlu; "Ahmak davası darbe girişimidir" dedi.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Hakkında siyasi yasak ve hapis cezası istenen İmamoğlu yaptığı açıklamada; "Kamuoyunda 'ahmak davası' olarak bilinen bu dava, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin seçilmiş başkanı olarak bana değil, aziz milletimizin iradesine yöneltilmiş açık bir darbe girişimidir" diye konuştu.
İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu dava, kesinlikle hukuki bir dava değil, siyasi bir davadır. Açıkçası belirli bir mahfillerde kurgulanmış ucuz bir siyasi mühendislik içeren bir projedir. 23 sene önce yasaklara karşıyız diyerek yola çıkan iktidar, İstanbul'da üç seçimdir bükemediği bileği entrikayla kırabilmenin hesabı içerisindedir. Tam saha bakanlarıyla, milletvekilleriyle, bürokratlarıyla siyaset yapanlar bir kez daha milletin sandıktaki tokadını yemiştir. Oturup nerede hata yaptığını anlamak yerine nasıl bir yanlış içerisinde olduğunu anlamak yerine, iktidarlarını sürdürmek için ne yazık ki yargı dahil her enstrümanı kullanmaktan başka hiçbir yok bulamamışlardır. Demokrasi tarihimizi ve büyük bedellerle elde ettiğimiz kazanımlarımızı hiçe sayan bu dava kara bir lekedir.
İmamoğlu sözlerini şöyle noktaladı:
Her türlü vesayetten ve siyasi yasaklardan çok çekmiş milletimiz, haklarının bir yargı darbesiyle ellerinden alınmak istediğinin de farkındadır. Ve halkımız süreci tüm vicdanıyla, adalet duygusuyla izlemektedir.
İmamoğlu, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını istedi
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle ceza aldığı davayla ilgili Bölge Adliye Mahkemesindeki istinaf incelemesinin, duruşmalı yapılmasını talep etti.
İmamoğlu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine sunduğu dilekçede, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini öne sürdü.
Mahkemenin verdiği kararın aşırı, ölçüsüz ve daha ilk bakışta "adaletin açıkça reddi" anlamına geldiğini iddia eden İmamoğlu, Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf incelemesinin de duruşmalı yapılmasını talep etti.
Dilekçede, mahkeme huzurunda doğrudan savunma yapmanın hukuka olduğu kadar hukukun kaynağı olan milli iradeye de saygının bir gereği olduğunu savunan İmamoğlu, "Seçilmiş bir yöneticinin, görevini yapmaktan ve siyasi faaliyette bulunmaktan yasaklanmasının evrensel hukuk ölçüleri ve kamu vicdanı karşısında meşru olabilmesinin temel şartlarından birinin söz konusu yöneticiye kendini bizzat savunma hakkı tanıması olduğunu düşünüyorum." ifadesini kullandı.
Siyasi faaliyetlerden yasaklanma kararlarının vatandaşın seçimlerde ortaya koyduğu ve bundan sonra koyacağı iradeyi yok sayma, etkileme ve yönlendirme niteliğine sahip olduğunu savunan İmamoğlu, bu tür kararların sonuçlarının ceza verilmek istenen kişiyle sınırlı kalmayacağını dile getirdi.
İmamoğlu, dilekçesinde ayrıca şunları kaydetti:
Ben bir suç işlemedim. Bu nedenle beraat etmem gereken bu davada, eğer bir cezaya hükmedilecekse, bu cezanın yüzüme tefhim edilmesinin hakkım olduğuna inancım tamdır. Türk milleti adına karar veren sayın mahkemenizin bu hususu dikkate alması gerekliliğini, durumu değerlendirebilmeniz için yüz yüze gelebileceğimiz bir duruşmada bu durumu bizzat ortaya koyma isteğimi takdirlerinize arz ediyorum.
Independent Türkçe