Akif Beki: Kimler yine kimlerle beraber

"Siyasetçi, özellikle parti yöneticisi veya bakan, hele de İçişleri Bakanı, yüz göz olacaklarının yanlış bir işe karışıp karışmadığına dikkat etmek zorunda”

Fotoğraf: Twitter

Karar yazarı Akif Beki, uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı ifade edilen L'actone Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Osman Akat’ın iktidardan bazı isimlerle çektirdiği fotoğraflar hakkında yazdı.

Beki, bugünkü köşe yazısında Kolombiya’dan gelen kilolarca uyuşturucunun teslimat adresi olan Akat’ın AK Partili isimlerle birlikte çektirdiği fotoğraflara değindi:

Dün ortalık yine iktidar albümünden çıkan çarpık fotoğraflarla çalkalanıyordu. Kolombiya’dan gelen bir kokain kargosunun alıcıları, jandarma operasyonuyla teslimatta yakalanmış. Sabah’ın haberine göre; yakalananlardan biri, iktidara epey tanıdık bir sima, holding patronu Ali Osman Akat. Akat, kimlerle birlikte fotoğraf çektirmemiş ki! İçişleri Bakanı Soylu ile Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu başta, aklınıza gelebilecek pek çok medyatik AK Partiliyle pozları var, samimi görünüyor. İlk kez olsa, anlaşılabilirdi. Bir taraf iş dünyasından, diğeri siyasetçi. Konumları sebebiyle açıklanabilirdi ilişkileri.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

“Fakat iktidardakilerle yakınlarının albümünden böyle çarpık bir fotoğraf, ilk kez çıkmıyor” diyen Beki, şu eleştirilerini gündeme getirdi:

Hayırsever iş insanı Zarrab’tan Çiftlikbank tosuncuğuna, Thodex vurguncusundan bilmem ne dolandırıcısına, pudra şekerci Genel Merkez büro elemanından kara para sanığı Sezgin Baran Korkmaz’la mafyanın aylığa bağladığı rüşvetçi siyasetçilere...Kimler fırlamadı ki o albümden! Ne fotoğraflar dökülmedi, ne sarmaş dolaş kirli ilişkiler saçılmadı ki ortalığa! Soylu’nun, bir savunmasında dediği gibi, siyasetçinin her selfie çektirdiğinden sabıka kaydı isteyecek hali yok. Nereden bilsin uyuşturucu kaçakçısı olup olmadığını! Ama bir değil, iki değil, bu kaçıncı...

Siyasetçi, özellikle parti yöneticisi veya bakan, hele de İçişleri Bakanı, yüz göz olacaklarının yanlış bir işe karışıp karışmadığına dikkat etmek zorunda. Devlet yetkililerinin, kriminal işlere bulaşanlarla içli dışlı, yılışık ilişkileri; demokratik hukuk düzenlerinde neyle izah edilebilir? Bırakın bile bile girme lüksünü, bilmeden olanı bile hesap vermeyi gerektirmez mi? Daha yeni İngiltere’de polis, salgın tedbirlerine aykırı davranmaktan Başbakan’la Maliye Bakanı’na ceza kesti. Bizde, bir ucu örgütlü suç dünyasına uzanan en pervasız fotoğraflar dahi sorgulanamıyor. Çektiren değil sorgulayan suçlanıyor. Aydınlatması gerekenler, hangi karanlık fotoğraftan çıkarsa çıksın, üstüne gidilemiyor. Sebeb-i hikmeti ne ola ki? Nereden nereye!...

AK Parti’nin ilk yıllarında yollardaki tehlikelerin öngörülebildiğini söyleyen Beki, şu ifadeleri kullandı:

Lenin’in “Şimdi iktidardayız ve artık bütün alçaklar bizden yana” sözü, Erdoğan’ın çekirdek ekibinde sık sık konuşulurdu. Kendilerini neyin beklediğinin farkındaydılar. Lord Acton’un “Güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar” uyarısı da düşmüyordu dillerinden. Yozlaşmaya karşı güya tetikte, uyanıktılar. Özdemir Asaf’ın, bütün renkler aynı hızla kirlenirken birinciliği beyazın aldığını söyleyen şiirini, hem de ezberden okuyorlardı. Fakat AK Parti iktidarını kirden, çürüme ve bozulmadan korumalarına yetmedi. Fıkra kahramanı Temel’in, yerdeki muz kabuğunu görünce “Eyvah, gene düşeceğuk” demesine benzedi. İleride kendilerini bekleyen muz kabuklarını görüyorlardı. Fakat yine de kayıp düştüler. Çok uzayan iktidarların kaçınılmaz sonu mudur!

 

Karar, Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU