"İhaleye fesat karıştırma" ile "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheliden, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 13'ü tutuklandı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Köseler'in de arasında bulunduğu 22 şüphelinin Beykoz Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.
Nöbetçi sulh ceza hakimliği, Köseler'in de aralarında bulunduğu 13 şüphelinin tutuklanmasına, 9 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.
İfadesinde neler söyledi?
Köseler savcılık ifadesinde, belediyede yürütülen ihale süreçlerine müdahil olmadığını, firma temsilcileriyle görüşmediğini ve herhangi bir yönlendirme yapmadığını belirterek, “Bu kadar geniş bir yapı içerisinde, tüm süreçleri bilmem ve takip etmem mümkün değildir” dedi.
Beykoz Belediyesi’nde ihalelere katılan firmaların temsilcileri ile hiçbir şekilde odasında ya da bir başka yerde görüşmediğini, fiyat alışverişinde bulunmadığını, yönlendirmesinin olmadığını ve talimat vermediğini belirterek, şunları söyledi:
Belediye bünyesi 25 müdürlük iken 31 müdürlüğe çıktı. Çalışan sayısı 2 bin 300 civarındadır. Benim süreçlere ne müdahalem ne de şirketlerle bir temasım söz konusudur. İş yoğunluğu ve hayatın akışında benim ihale süreçleri ile ilgili bir bilgi sahibi olmam da söz konusu değildir. Örneğin İşletme ve İştiraklar Müdürlüğü bünyesinde günde 8 bin bardak çorba ve bin 600 kişiye yemek dağıtılmaktadır. Bu müdürlük kurulana kadar İş ve İşlemler Destek Hizmetleri bünyesinde eski dönemden çalışan bir personel eliyle yürütüldü. Benim bu kadar yoğun müdürlük ve personel sayısında yapılan iş ve işlemlerin ne şekilde olduğunu bilebilmem söz konusu değildir.
Bana ifade ettiğiniz şekilde ihale şartnamesi oluşması sürecine bile dahlim yoktur. Ne kadar hukuksuzluk varsa hiç kuşkusuz araştırılması gereken konulardır. Ancak ben bu konuların hiçbirinin tarafı değilim. Ben yinelemek isterim ki hiçbir firma temsilcisini odama kabul etmediğim gibi hiçbir personele, bir firmayla ilgili talimat ve yönlendirme yapmadım. Veli Gümüş’ün (özel kalem müdürü) ihale süreçlerine müdahil olduğuna dair bana ulaşan bir serzeniş olmadı. Onun eylem ve işlemlerini her zaman takip etmem mümkün değildir. Yapı çok geniş olduğu için hiç haberim olmadığı halde başka müdürlerle ilgili olarak sanki herhangi bir konuda ben talimat vermişim gibi konuşmalar belediye içerisinde geçmektedir. Ancak ben bu tip şeyleri daha sonradan duymuşumdur.
İmamoğlu: Tarihe 'İstanbul Hukuksuzluğu' diye geçecek bir dönem yaşıyoruz maalesef
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in tutuklanmasına tepki gösterdi.
Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, hakkındaki soruşturma kapsamında sevk edildiği mahkemece tutuklandı.
İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tarihe 'İstanbul Hukuksuzluğu' diye geçecek bir dönem yaşıyoruz maalesef. Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler de tutuklandı. Tarihte ilk kez İstanbul’un 3 CHP’li ilçe belediye başkanı tutuklanmış durumda. Seçimde, millete kaybedenler başka güçlerle millet iradesine darbe yapıyor. Türkiye’yi bu duruma düşüren aklı elbet milletimizle yeneceğiz. İnançla yola da mücadeleye de devam ededeğiz." tepkisinde bulundu.
Yavaş: Hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri barındırıyor
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in tutuklanmasına tepki gösterdi.
Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, hakkındaki soruşturma kapsamında sevk edildiği mahkemece tutuklandı.
Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in gözaltına alındıktan tam 4 gün sonra ifadesinin alınması ve ardından tutuklanması, hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri barındırıyor. Hukukun; baskılardan uzak, tarafsız ve şeffaf şekilde işlemesi gerekir. Seçimle göreve gelmiş bir belediye başkanının böyle bir süreçle karşı karşıya kalması, yalnızca kendisine değil, ona oy veren vatandaşların iradesine de müdahale anlamına gelir. Adil yargılanma hakkı herkes için güvence altına alınmalı; tutuksuz yargılama esas olmalıdır." tepkisinde bulundu.
Independent Türkçe, AA