Deprem bölgesinde hipotermi riski had safhada: "Müdahale edilmeyenler donarak ölür"

Sıfırın altındaki derecelerde soğukla mücadele eden depremzedeler, vücut fonksiyonlarını yitirme tehlikesiyle karşı karşıya. Depremde yerle bir olan 10 kentte tıbbi ekipman, malzeme ve ilaç eksiği de var

Fotoğraf: AA

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük felaketlerinden biri yaşanıyor.

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 6 Şubat tarihinde sabaha karşı 04.17'de gerçekleşen 7.7'lik deprem; Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay'ı da vururken, binlerce kişi yaşamını yitirdi. Bir o kadarı da enkaz altında hayatta kalabilmek için zamanla mücadele ediyor.

Dün öğle saatlerinde gerçekleşen 7.6'lık deprem ve artçı sarsıntılar sonrası bilanço daha da ağırlaştı.

Sıfırın altındaki derecelerde soğukla mücadele eden depremzedeler için hipotermi tehlikesi yükseldi.

Deprem bölgesinde battaniye, yiyecek, su, tıbbi ekipman ve malzeme açığının ivedilikle kapanması şart.

Mevcut kış koşulları göz önünde bulundurulduğunda depremzedelerin özellikle soğukla nereye kadar mücadele edebileceği tartışılıyor.

Bu durumu ve yapılması gerekenleri, Kadıköy Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bengi Başer ve İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu'yla konuştuk.

Öldürücü risk "hipotermi": Vücut ısısı 35'in altına düşmemeli

Hipoterminin acil tıbbi bir durum olduğunu vurgulayan Başer ve Küçükosmanoğlu, vücuttaki ısı kaybı vücudun üretebildiği ısı miktarını geçtiğinde bu durumun (hipotermi) ortaya çıktığı uyarısı yaptı. 

Korumasız şekilde vücut soğukla temas ettiğinde tehlikenin başladığını vurgulayan hekimler, normal şartlarda 36.5-37 derecelerde seyreden vücut ısısının 35 derecenin altına inmesinin hayati tehlikesine dikkati çekti.

"Tıbbi yardım gelene kadar kişileri ısıtın, ıslak giysisi varsa çıkarın"

Hipotermi başlayan kişilerde titreme, bitkinlik, baygınlık hali, bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu ve uyuşukluk gibi belirtilerin görülebildiğini aktaran uzmanlar, bu kişilerin tıbbi yardım gelene kadar kişinin battaniyeyle örtülme ya da sıcak bir yere taşınması gibi yollarla ısıtılması ve üzerinde ıslak giysi varsa çıkarılmasının da hayati önem taşıdığını söyledi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

"Bu durum donmanın başlangıcıdır"

Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, vücut ısısının 36 derecenin altına düşmesi haline "hipotermi" riskinin başladığını, 35 derecede ise durumun ölümle sonuçlanma tehlikesinin arttığını kaydetti.

Bireyler soğukta kaldığında vücudun tüm enerjisini ısısını korumaya çalışırken harcadığını ve harekete geçilmezse bir süre sonra bunu koruyamaz hale geldiğini aktaran Başer, "Bu durum donmanın başlangıcıdır. Kardiyovasküler (kalp damar) sistem ve sinir sitemi başta olmak üzere vücut fonksiyonları çalışamaz hale gelir ve kişi ölür" yorumunu yaptı.

"Müdahale edilmeyenler donarak ölür"

Vücudun hemen ısıtılmasından başka çarenin bulunmadığını dile getiren Başer, zamanla yarışıldığını vurgulayarak geç kalınması durumunda insanların donarak ölme riskine dikkati çekti. 

Deprem bölgesinde hipotermi nedeniyle yaşamını yitirenlerin bulunduğunu da aktaran Başer, "Müdahale edilmezse; battaniye gibi vücudu ısıtacak şeyler sağlanmazsa donarak ölürler. Besin de şarttır. Gıda ve su sağlanmalıdır" şeklinde konuştu.

"Sahra hastanelerinin kurulmasında geç kalındı"

Deprem bölgesinde 1.5 gündür yaşananlara ilişkin tepki gösteren Prof. Dr. Başer, "Şehir hastanesinin çökmesi ne demek? Kabul edilemez. Sahra hastanelerinin anında kurulması gerekirdi, geç kalındı. Tüm gücüyle ordunun işin içinde olması gerekirdi ama askeri doktor kalmadı, oysa onlar (askeri doktorlar) müdahalede bulunacaktı ama kim kime dum duma... İstanbul Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı'na başvuruda bulunarak 500'ü aşkın gönüllü doktorun deprem bölgesine gitmek istediğini iletti ancak henüz yanıt gelmedi" ifadelerini kullandı.

 

Kahramanmaraş depremi Reuters.jpg
Fotoğraf: Reuters

 

"Organizasyonda eksiklik, müdahalelerde gecikme var"

Depremzedelerin karşı karşıya kaldığı hipotermi tehlikesini ve Başer'in iddiasını İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu'na da sorduk.

Deprem bölgesinde özellikle ilk gün müdahalenin hayati önem taşıdığına değinen Küçükoğlu, "24 saatten sonra iş çok zorlaşıyor ama kişinin yaşı, genel sağlık durumu ve enkaz altındaki durumuna göre faktörler etkili oluyor. Ama bir kişinin enkaz altında birkaç günden fazla yaşama şansı çok düşük" dedi.

Prof. Dr. Küçükosmanoğlu'na göre organizasyonda eksiklik, müdahalelerde gecikme söz konusu. Arama kurtarma çalışmalarında saniyeler söz konusuyken ulaşım, barınma, ısınma gibi pek çok alanda vakit kaybedildiğini düşünen Küçükosmanoğlu'na göre sahra hastaneleri hızla kurulmalıydı.

"Yüzlerce gönüllü doktor gitmeyi bekliyor, Sağlık Bakanlığı'ndan haber bekliyoruz"

Özellikle Kahramanmaraş ve Hatay'da sağlık kuruluşlarının zarar görmesi, devlet hastanesinin yıkılmasını da kabul edilemez bulan Osman Küçükosmanoğlu, yüzlerce doktorun gönüllü şekilde deprem bölgesine gitmek istediğini, bu konuda Sağlık Bakanlığı'na başvuru yapıldığını ve haber beklediklerini de sözlerine ekledi. 

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU