İsrailli uzmanlar Netanyahu’yu ABD ile ilişkiler konusunda uyardı

İsrail ulusal güvenlik uzmanları, Netanyahu'yu Washington ile uzlaşmacı ilişkiler konusunda uyardı

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un konuşması öncesi Washington'daki Kongre önünde ‘İsrail'de demokrasi’ mitingi (Reuters)

Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü araştırmacıları, hükümetin “demokrasiyi devirme planı” ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki uygulamalarının İsrail ile BAD -Amerikan ilişkilerine zarar verebileceği uyarısında bulundu.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İsrail eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot ve Askeri İstihbarat Birimi başkanı Tamir Hayman gibi bir grup eski üst düzey generalin yer aldığı enstitü, dün, “İsrail-ABD İlişkilerinde Derinleşen Krizin Ardından Politika Önerileri” adlı çalışma yayınladı. Şarku’l Avsat’ın aktardığı çalışmada şu ifadelere yer verildi:

“ABD yönetimi, her İsrailliyi endişelendirmesi gereken açık ve net bir mesaj göndererek, İsrail hükümetinin yargı planı mevzuatını ilerletmesi ve Filistin arenasındaki politikası hakkında derin endişeler olduğunu belirtti. İsrail değişir ve ABD demokratik değerlerinden yüz çevirirse, İsrail'in bu iki alandaki konumunu pekiştirmesi ABD çıkarlarına aykırı olacaktır. Zirâ İsrail'in coğrafi konumu ABD'ye fayda sağlamaz. Bir savunma ittifakının parçası değildir. Teknolojik beşeri sermayesi önemli olmakla birlikte İsrail'e özel değildir.”

Aynı zamanda, “ABD ile İsrail arasındaki seçkin ilişkiler, İsrail'in bölgesel bir süper güç olması ile sınırlı yeteneklere sahip küçük bir ülke olması arasındaki farktır. İsrail, ABD desteği azaldıktan sonra bile hayatta kalabilir. Ancak bu konu İsrail'in güvenlik gücünü, ekonomik refahını ve vatandaşlarının yaşam kalitesini büyük ölçüde etkileyecektir. İsrail topyekun ABD desteğini sona erdirmeye yakın olmasa da, devam eden uzun vadeli eğilim oldukça olumsuz. Bu sadece İsrail'in politikasıyla ilgili değil, Amerikan toplumunun ve iç siyasetinin çehresini değiştirmekle de ilgili. ABD yönetimi, yargı reformuna ve İsrail'in Batı Şeria'da iki devletli çözüme tehdit oluşturan politikasına şiddetle karşı çıkıyor. ABD, İsrail'in Çin'e yönelik tutumlarından ve Rusya-Ukrayna savaşına yönelik politikasından ümitsiz. Amerikan konseptine göre İsrail, Amerika'nın Çin meselesiyle ilgili endişesini tam olarak kabullenmiyor” ifadeleri yer alıyor.

Araştırmanın atıfta bulunduğu yakın tarihli bir kamuoyu yoklamasında, Demokrat seçmenlerin artık Filistinlileri daha çok, İsrail'i ise daha az desteklediği, Amerikan Yahudilerinin İsrail'den uzaklaştığı anlaşılıyor.

Söz konusu çalışmada aynı zamanda, “İsrail, tek taraflı yasama adımlarını durdurmak ve geniş bir ulusal konsensüs yoluyla çalışmakla yükümlüdür. Bu konunun ABD ile ilişkilerin suiistimal edilmesi veya uzlaştırılması ile doğrudan ilişkisi vardır. Filistin arenasında sahada statükoyu ihlal eden tek taraflı adımlardan kaçınmak gerekiyor” ifadeleri yer aldı.

İsrail'i gücün sınırlarını tanımaya çağıran çalışma, ağır askeri güç kullanıldığında ABD ile yakın koordinasyon içinde uygulanması gerektiğine dikkat çekti.

Bu tavsiyelerin İsrail ulusal güvenliğine yönelik iki ana tehdit, İran tehdidi ve Filistin tehdidi hususunda önemli olduğuna dikkat çekti. Her iki durumda da, askeri gücün tek başına sorunu çözemeyeceğine, hatta sorunu karmaşık hale getireceğine değindi. Aynı zamanda, iki hususta da ABD ile koordinasyon eksikliğinin askeri başarı ve savaşın sonucu üzerinde ciddi bir etkiye sahip olduğunu vurguladı.

 

Şarku'l Avsat

DAHA FAZLA HABER OKU