NATO, AB ve Türkiye arasında savunma

Gürsel Tokmakoğlu Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Müttefiklere ve özellikle Avrupalılara bir çift sözüm var:

Yanlış değerlendirme yapmayın!


Türkiye, NATO'nun en güvenilir ve sağlam üyesidir.

Yapılan politik kampanyalara kanmayın.

Bir dostum gönderdi, RAND Corp. için Rebecca Lucas 18 Mart 2025 tarihinde, "Türkiye'ye Yönelmek: NATO'nun İlişkilerine Neden Eğilmesi Gerekiyor" 1 başlıklı bir makale yazmış, okudum ve ben de bu satırları yazma ihtiyacı duydum.

Yanlışı zamanında ve yerinde düzeltmek lazım.

İddialara bu işin sahibi bir uzman olarak cevap vermek lazım. Öyle değil mi?

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Savunma konularında Türkiye, sadece Batı dünyası, NATO, Avrupa Birliği için değil, bölgesinde en emniyetli ülkedir.

Bazı yazarlar kendi çıkarları doğrultusunda baktıklarından, bu çıkarcılık konusu Avrupa, Amerika, bazen de İsrail görüşü şeklinde olabiliyor, Türkiye'yi hem eleştiriyorlar hem de "o olmadan savunma olmaz" diyorlar.

Bu bir çelişkiden öte bir şey değildir.

Türkiye'nin sahip olduğu jeopolitiğin Batı dünyası için vazgeçilmez değerde olduğu açıktır.

Bu gerçek değişmez, dün de bugün de.

Coğrafya bu.

NATO veya AB bu gerçeği çok iyi biliyor.

Ama konu politika ise Türkiye'yi eleştirmekten de geri kalmıyorlar. 

Dikkatlice ve samimiyetle bakılırsa görülecektir, Türkiye salt kendi çıkarını gözetmiyor, her konuda adil olmayı düşünüyor.

Mesela 11 Eylül 2001 sonrası ABD, terörle mücadelede NATO'nun 5'inci maddesinden yararlandı.

Emsalsiz bir uygulamadır bu.

Buna karşılık Türkiye sayısız defa terörden kurtulmak adına NATO'yu davet etti.

Olmadı.

Acaba Türkiye'nin bu taleplerinin anlamsız olduğu mu düşünülüyordu?


Başka örnek, 2011'de Libya'ya NATO'nun müdahalesi konusu.

NATO henüz doğru düzgün karar almadan İngiliz ve Fransız uçakları burayı bombaladılar.

Türkiye usuller uygulansın istedi.

Bunda da haksız mıydı?


2023'te İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya dahil olmaları konusu.

Türkiye yine Avrupalıların terör örgütü PKK'ya verdiği desteği kesmesi şartını ileri sürdü.

Hem Avrupa'da beslenen terör örgütünden bahsetmekteyim, kendi evlerindekilerden.

Meğer NATO'ya aday bu iki ülkenin neredeyse terör ile ilgili doğru düzgün yasası bile yokmuş.

Türkiye sayesinde bu konuya odaklandılar.

Türkiye'nin "teröristi beslemeyin" deme hakkı yok muydu?

Sonuçta NATO genişlemedi mi?


Ben yıllarca NATO askeri olarak görev yapmış biriyim, araştırmacı-yazar değilim.

Görüşüme göre Türkiye, NATO'ya çoğu Avrupa Birliği üyesinden daha çok ve adil hizmet etti, her bakımdan, ittifakın bütün konu başlıklarında.

Her bakımdan derken, ilgili karargâh çalışmalarında, Afganistan'da, Balkanlar'da, Barış İçin Ortaklık ve Akdeniz Diyaloğu konularında, hatta silahlanma, NATO'ya sağlanan altyapı kolaylıkları, tatbikat ve eğitimler bakımından bakın. Türkiye savunma alanında fazlasıyla vazife yapmaktadır.

NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye, savunma ve güvenlik konularında aktiftir, diğer üyelerin çoğundan önden gitmektedir, ordusu harbe hazırdır, hatta savunma silahları üretiminde de aktiftir.

Bugün Ukrayna ordusunun kullandığı Bayraktar TB2'lere veya 155'lik top mühimmatına bakın isterseniz.

Daha ne olsun?


Türkiye'nin temel düşüncesi nettir.

Vizyonu gereği dünyada ve bölgesinde güvenlik, refah ve istikrar istemektedir.

NATO bir savunma örgütüdür.

Durduk yere düşman bellediklerine taarruz eden veya işgal eden bir örgüt değildir.

NATO'nun en büyük etkisi veya misyonu caydırıcılığıdır.

O halde Türkiye stratejik ve jeopolitik konuların tamamı için güvenilir bir müttefiktir.

Yanlış değerlendirdiği bir konu başlığı yoktur.

Kimse bu konuda Türkiye'yi eleştiremez ne NATO Genel Sekreteri ne de üye ülkelerin liderleri. 


Trans-Atlantik için Türkiye daima bir güney kanat savunucusu oldu.

Sovyet döneminde de Rusya Federasyonu döneminde de değişmedi, Türkiye yerini muhafaza etti.

Ancak elbette değişen koşullar ve Batı'nın adil olmayan yaklaşımları (çifte standardı) gereği, sınır komşusu olan Rusya ile dengeli bir politika içinde olmak durumundaydı.

Bu hangi Rusya?

Osmanlı zamanından bugüne defalarca savaştığı bir ülkeden bahsediyoruz.

Bazı savaşlarda Avrupalılar Rusya'ya destek verdiler, bazılarının sonucunda "biz de pay isteriz" dediler.

Tıpkı bugün Trump'ıon Ukrayna'dan minerallerin işletmesini istediği gibi davrandılar.

Unutmadık!

Tarihte Türkler ile Ruslar arasındaki savaşlar hiç de az değildir.

Yine de Türkiye, Boğazlar konusunda adil ve titiz tutumu ile Batı dünyasına en fazla güven veren ülkedir.

Türkiye'nin tarafsızca Montrö Anlaşması'nı uygulaması herkes için bir teminattır.

Japonya için bile.

Bu teminat Ukrayna-Rusya savaşı zamanında da sürüyor, değişen bir şey olmadı.

Daha ne olması bekleniyor?

Örnek olarak söylüyorum, birileri emir verecek Türkiye yapacak mı?

Bu kabul edilebilir mi?

Türkiye örneğin Afrika'da, Ortadoğu'da veya Asya'da bazı ülkelerle işbirliği yapamayacak da Avrupalılar mı yapacak?

Konu politika mı?

Ülkelerin çıkarlarına göre şekillenen politik yaklaşımları istikametinde düşünmek mi?

Unutmayalım, NATO'nun iki masası var; birisi politika, diğeri askeri.

Türkiye politikada düşüncesini masaya getiremeyecek mi?

Bu nasıl bir bakış açısı?

Türkiye, NATO'nun savunma politikalarında gayet yeterlidir. 

Türkiye, Avrupa Birliği üyeliği konusunda da haklıdır.

NATO ile AB konularını karıştırıp anlatanlar çıkıyor.

Türkiye, Avrupa'ya "Kömür Birliği" zamanından beri müracaatı devam eden bir ülkedir.

Bugün AB üyeliği için tekrar bir hatırlatma yapması Türkiye'nin anormal bir talebi mi oluyor?

Türkiye, Avrupa'da birçok ülkeyle, başkalarının, hatta Avrupa'dakilerin olmadığı kadar iyi ilişkilere sahiptir.

Bunu nasıl açıklayabilirler?
 


Türkiye, NATO'nun tek Müslüman ülkesi olarak, ittifak için de bir zenginliktir.

Bu Batılıların NATO'yu bir "Hıristiyan kulübü" olarak görmelerine engel ise, onlar önce kendi bakış açılarının eksikliğini düşünsünler, böyle bir şey olamaz.

Kim ayrımcı, kim değil?

Geçenlerde Türk yetkililer, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüştü.

Türkiye, Dışişleri Bakanı düzeyinde Londra'daki toplantıya katıldı.

Bu mecralardaki görüşmelerin konuları, Ukrayna'daki barışa Türkiye'nin katkısı ne olur sorusunun cevaplanması, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki savunma ve güvenlik konularının geliştirilmesi, Avrupa ile savunma sanayii konularında iş birliğinin arttırılması oldu. 

Önerim şöyle, müttefiklerden nükleer silah teknolojisi olanlar, mesela İngiltere veya Fransa, Türkiye'ye bu teknolojiyi versinler.

Bakın Türkiye bölgesel ve küresel istikrar için başka neler yapacak?

Daha fazla güvenlik istiyorsanız, buyurun, öneriyorum, verin teknolojiyi.

Ama düşündükleri şu, nükleer silah senin topraklarına atılabilsin, ben bu arada kendimi koruyacak zamanı bulabileyim!.. 

Onlar böyle düşünüyorlarsa, ben de onlara Demre'den Noel Baba'yı göndermem olur!..

Trump, Kanada benim eyaletim diyor da ben birşey söyleyince mi garip olacak?

Dalga mı geçiyorsunuz siz?

Korkmasınlar, Türkiye hem demokratiktir hem de insan haklarına saygılıdır.

Öyle uzakta durup, kasıtlı yapılan çeşitli kampanyalara bakmasınlar.

Gelsinler, Türkiye'de bir süre yaşayıp kendileri değerlendirsinler.

Ben bunu yaşamımda deneyimledim.

Bazı ters düşünceye sahip müttefik ülkelerden kimseleri ailece Türkiye'ye davet ettim. Bazılarını bizzat ağırladım.

Sonuçta yaşadıklarına ve düştükleri tezata kendileri inanamadılar.

Ben onlara sadece "gerçek bu!" dedim.

 

 

1. RAND Corparation, Rebecca Lucas, "Türkiye'ye Yönelmek: NATO'nun İlişkilerine Neden Eğilmesi Gerekiyor" (Turning Towards Turkey: Why NATO Needs to Lean into Its Relationship), 18 Mart 2025

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU