Gazze halkı depremden daha şiddetli bir yıkım yaşıyor

Yüzlerce ev, yol ve altyapı, gece deniz, topçu ve hava bombardımanı nedeniyle tamamen yok edildi

Gece yürütülen hava saldırıları birçok binayı yıktı ve tamamen tahrip olan yollarda dev çukurlar açtı / Fotoğraf: AFP

Gazze Şeridi'ndeki eş-Şati Mülteci Kampı'ndan 54 yaşındaki Alaa Mehdi, İsrail'in 27-28 Ekim gecesi gerçekleştirdiği hava saldırılarının neden olduğu tahribatı "deprem" olarak tanımlıyor.

Gece baskınlarında çok sayıda bina yıkıldı ve tamamen tahrip olan sokaklarda devasa çukurlar oluştu.

Görgü tanıklarının ifadesine göre, Gazze Şehri'nde deniz kenarında bulunan Eş-Şati mülteci kampında İsrail bombardımanı ciddi hasara yol açtı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Gazze tamamen değişti

Şati Kampı'nın merkezinde yaşayan ve ailesi Mecdele'dan gelen Mehdi şunları söyledi:

Şati Mülteci Kampı’nda olanlar bir depremdi, hatta depremden daha şiddetliydi. Eğer ilahi bir deprem olsaydı, deniz, topçu ve hava saldırılarının neden olduğu felaketten daha hafif olurdu. Hepsi masum insanlara saldırdı. Bu bir katliam, insanlık dışı bir infaz ve soykırımdır. Eğer ülkeler birbirleriyle savaşıyor olsaydı, bu yıkım olmazdı. İletişimin ve internetin önceden kesilmesi kimse duymasın diye bir katliam yapmak içindi. Kapsamlı bir yıkıma yol açtılar, insanlara ve ağaçlara merhamet etmediler. Bu tam bir etnik temizliktir.


Gazze Şeridi'ndeki Sivil Savunma Medyası Direktörü Mahmud Basal yaşananlarla ilgili şöyle konuştu:

İsrail'in gece Gazze Şeridi'ne düzenlediği bombardımanda yüzlerce bina ve ev tamamen yıkıldı ve binlerce yerleşim birimi hasar gördü. Yoğun bombalama operasyonları altyapı ve yollarda büyük tahribata yol açtı. Eşi görülmemiş katliamlar sonucunda Gazze ve Kuzey Valiliği'nin manzarası değişti. Enkaz altındaki yüzlerce kayıp insana ulaşamıyoruz. İletişimin kesilmesi sivil savunma ve ambulansların çalışmalarını sekteye uğrattı.


AFP muhabirinin Gazze Şeridi'nden bildirdiğine göre hava saldırıları ve İsrail topçularının karadan ve denizden bombardımanı nedeniyle cumartesi sabahı farklı bölgelerden patlama sesleri hala duyuluyordu.

Şifa Hastanesi ve Endonezya Hastanesi (Endonezya'dan gelen bağışlarla inşa edilen) çevresindeki alanlara yoğun İsrail hava saldırıları gerçekleşti.

Ancak, gazeteciler hava saldırılarının ve topçu atışlarının yoğunluğunun önceki geceye göre azaldığını belirtti.


Kitlesel zulme kılıf

İnsan Hakları İzleme Örgütü cumartesi günü, İsrail'in yoğun bombardımanına maruz kalan Gazze Şeridi'nde iletişimin ve internetin kesilmesinin "kitlesel zulümlere kılıf teşkil edebileceği ve insan hakları ihlallerinin cezasız kalmasına katkıda bulunabileceği" uyarısında bulundu.

Şati Mülteci Kampı'nda taksi şoförü olarak çalışan 50 yaşındaki Cemal Ebu Şakfa, ailesini Han Yunus'a götürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Rastgele yapılan bombalamalardan kaçtık, çocuk, kadın ve yaşlı ayrımı yapmadan her yere saldırıyorlar. Durum çok kötü.


Kampı çevreleyen sokaklardan birinde onlarca sakin, bombalama sonucu yıkılan el-Ğul konut kulesinin ve çevresindeki evlerin enkazı arasında hayatta kalanları ve kurbanları arıyor.

Enkaz altında hayatta kalanları arayan gençlerden biri olan Abdulmecid Ebu Huseyra, daha iyi duyabilmek için enkazın üstünde yatıyor ve yüksek sesle "Orada kimse var mı? Sizi kurtarmak için buradayız" diye bağırıyor.

Yoğun saldırının birkaç saat öncesinde, dün akşam İsrail ordusu "Hamas'ın hastanelerden savaş başlattığını" iddia etti, ancak bu iddiayı kesin bir şekilde reddeden Hamas, bu ifadeleri "temelsiz yalanlar" olarak nitelendirdi.

Gazze şehrinin Tel el-Hava mahallesinde yaşayan 47 yaşındaki Kemal Ebu Fatum üzüntüsünü şöyle aktardı:

Geçen hafta güneydeki Refah'a sürüldük. Bugün sabah Gazze şehrine geri döndüm ve evimin hasar gördüğünü gördüm. Şati Mülteci Kampı’ndaki kız kardeşimi kontrol etmeye gittiğimde Türkiye'deki depremden daha büyük bir deprem gördüm. Yıkım, katliam ve facia... İnsanlar enkaz altındaydı, bir kısmı hayatta ve kimileri ölmüştü.


"Biz hırsız değiliz"

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr El Balah şehrinde yerinden edilmiş yüzlerce kişi, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait bir malzeme deposuna girdi.

Yerinden edilenlerden biri şöyle konuştu:

Biz hırsız değiliz. Açlık ve yiyecek eksikliğinden dolayı zor zamanlar yaşadık. Yardım olmadığı için depoya girmek zorunda kaldık.

İsrail ordusu, Hamas'ın İsrail'e karşı başlattığı saldırıya yanıt olarak eşi benzeri görülmemiş yıkıcı hava saldırıları düzenliyor. 

Cuma günü ordunun yayınladığı son sayıya göre, Hamas direnişçileri onlarca insanı kaçırıp Gazze'ye götürdü ve İsrail yetkilileri, Gazze Şeridi'ndeki 229 tutuklunun kimliğini tespit etti.

Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre Gazze Şeridi'nde çoğu sivil olmak üzere aralarında 3 bin 500'den fazla çocuğun da bulunduğu 7 bin 703'ten fazla insan öldürüldü.

 

 

Independent Türkçe, AFP

DAHA FAZLA HABER OKU