Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81'inci Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Gazze, Filistin, BM'nin yapısı, uluslararası hukuk, bölgesel çatışmalar, Kıbrıs, Ukrayna-Rusya Savaşı, iklim değişikliği ve yapay zeka gibi başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, "Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz." dedi.
Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmaya devlet ve hükümet başkanları ile BM Genel Sekreteri ve delegeleri selamlayarak başladı.
Genel Kurul Başkanlığını tamamlayan Annalena Baerbock'a teşekkür eden Erdoğan, başkanlığı devralan Rahman'a başarılar diledi. Erdoğan, yaklaşık 10 yıldır BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres'e de çalışmalarından dolayı teşekkür etti.
"Filistin halkının mücadelesini duyurmaya devam edeceğiz"
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıldır Genel Kurul salonunda yer alamamasına değinen Erdoğan, bu durumun Filistinlilere yönelik bir haksızlık olduğunu söyledi.
Erdoğan, "Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim. Üye ülkelerin kahir ekseriyetini resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak, Filistin halkının bu mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle bugün bir kez daha Filistin devletini henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum." dedi.
"İnsanlık halen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor"
BM'nin kuruluşundan bu yana geçen sürede uluslararası barış ve güvenlik konusunda yaşanan sorunlara dikkati çeken Erdoğan, son 12 ayın 60'tan fazla çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.
Erdoğan, BM Anlaşması'nın imzalanması sırasında ortaya konulan hedefleri hatırlatarak, "Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti. Ama insanlık halen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor. Öyle çok uzağa gitmeye gerek yok. Sadece son 1 yıldaki tabloya göz atmak kâfidir. Bakınız; geride bıraktığımız 12 ay, 60'ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti." ifadelerini kullandı.
"Gazze çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır"
Gazze'deki saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bölgedeki can kayıplarına ve sivillerin yaşadığı koşullara dikkati çekti.
Erdoğan, "Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak bu kürsüden bizim için vicdanımız parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım: Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir; aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir.
Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır." dedi.
Erdoğan, Gazze'deki ateşkes sonrasında da can kayıplarının sürdüğünü belirterek, İsrail hükümetinin işgali durdurmaya yanaşmadığını söyledi.
"Yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor"
Batı Şeria ve Kudüs'teki gelişmelere de değinen Erdoğan, "Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Kudüs'te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişimi engelleniyor. Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Gazze'deki tabloya ilişkin, "Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz." dedi.
"BM, görevini icra edemez hale getirilmiştir"
BM'nin uluslararası krizlerdeki rolüne ilişkin eleştirilerde bulunan Erdoğan, "Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı bu görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir." ifadelerini kullandı.
BM'ye duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Güvenlik Konseyi'nin yapısının değiştirilmesi çağrısını yineledi.
"Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir"
Erdoğan, uluslararası sistemdeki çifte standartlara ilişkin değerlendirmesinde, "Evvela uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz. Unutulmasın ki yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur." dedi.
BM Güvenlik Konseyi'nin yapısına ilişkin Erdoğan, "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir." ifadelerini kullandı.
"Attığımız her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışındayız"
Türkiye'nin uluslararası sistemin reformuna ilişkin yaklaşımını anlatan Erdoğan, bölgesel sahiplenme, diplomasi, ortak kalkınma ve teknoloji alanlarında işbirliğinin önemine değindi.
Erdoğan, "Türkiye olarak bu ilkeleri sadece dile getirmekle kalmıyoruz. Attığımız her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışındayız." dedi.
Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurulan savunma ittifakına da değinen Erdoğan, bölgesel sorunlara bölge içinden çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi.
"Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor"
Gazze'nin yeniden inşasının geciktirilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Gazze'de ise bir yıl evvel Şarm El-Şeyh'te attığımız imzanın takipçisiyiz. Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor. Bu konuda sizleri İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya davet ediyorum." ifadelerini kullandı.
Filistin Devleti'nin kurulmasına ilişkin Erdoğan, "Şunu herkes artık kabul etsin: Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz." dedi.
Suriye ve Irak mesajı
Suriye'deki gelişmelere değinen Erdoğan, "14 yıllık zulmün ardından Suriye, 8 Aralık devrimi ile birlikte yeni bir yola girdi. Cumhurbaşkanı Şara'nın liderliğinde Suriye'nin her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Irak'ta devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın sağlanması çabalarına destek verdiklerini belirten Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere ulaştırma ve enerji projelerinde Irak'la işbirliğinin sürdüğünü kaydetti.
"Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar kabul edilemez"
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik Türkiye'nin yaklaşımını aktaran Erdoğan, "Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ise Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur." dedi.
Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin yeniden tesis edilmesi ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla temasların sürdüğünü belirten Erdoğan, "Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum." ifadelerini kullandı.
Kıbrıs çağrısı
Kıbrıs meselesine de değinen Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, "Bu vesileyle Birleşmiş Milletler genel kurullarında yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha tekrarlıyorum: Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum." dedi.
"Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz"
Güney Kafkasya'daki gelişmelere de değinen Erdoğan, "Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz. Sayın Aliyev ile Sayın Paşinyan'ın ortaya koydukları çözüm iradesini takdirle karşılıyor, destekliyoruz. Ermenistan'la yürüttüğümüz normalleşme sürecini de kararlılıkla ilerletiyoruz." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın bölgesel işbirliği açısından önemine değinerek, 30 Ekim'de Ankara'da yapılacak 13. Liderler Zirvesi'ne işaret etti.
"Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağız"
İklim değişikliği ve iklim finansmanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye'nin bu yıl Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını söyledi.
Erdoğan, "Bu yıl kasım ayında Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağız. Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız. Avustralya'yla geliştirdiğimiz ortaklıkla COP31'i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir uygulama COP'u haline getirmeyi hedefliyoruz." dedi.
"Sıfır Atık hareketi küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü"
Emine Erdoğan'ın başlattığı Sıfır Atık hareketine de değinen Erdoğan, "Eşim Emine Erdoğan'ın 2017'de 'Dünya ortak evimizdir' diyerek başlattığı Sıfır Atık hareketi o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü." ifadelerini kullandı.
Gıda israfına dikkat çeken Erdoğan, "Dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemek çöpe gitmekte; yani 2 milyar tonun üzerinde gıda israf edilmektedir. Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada adaletten bahsedilemez." dedi.
İslam düşmanlığı ve yapay zeka mesajı
Dünyanın yeni sosyal tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirten Erdoğan, İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizmle mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Sosyal medyadaki dezenformasyon ve yapay zekaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Yapay zekâ için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir. Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi'nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesi mühimdir." ifadelerini kullandı.
"Gerekirse bedel öderiz, zulme asla rıza göstermeyiz"
Konuşmasının sonunda mazlumların ve mağdurların haklarını savunmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, "Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak Rabbim ömür verdikçe bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onların için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim. Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz; ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz." dedi.
Erdoğan, dünyanın geleceği için adalet, dayanışma ve ortak iradenin önemine dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.
Independent Türkçe, AA