İnsan yüzünün duyguları ifade etmek için evrim geçirdiği keşfedildi

Araştırmacılar, düz alın ve hareketli kaşların daha geniş bir sözsüz iletişim dağarcığı oluşturmak için evrimleştiğini ortaya çıkardı

Daha hafif modern beslenmeler ve sanayileşmiş toplumlar insan yüzünün küçülmeye devam edeceğini gösteriyor

John von Radowitz – The Independent

Kelimelere ihtiyaç duymadan iletişim kurmamızı mümkün kılan hareketli kaşlar ve anlam yaratmayı sağlayan diğer yüz özelliklerinin gelişiminin insan yüzünün şekillenmesinde rol oynadığı keşfedildi.

Bilim insanları günümüzde yaşayan insan yüzlerinin, soyu tükenen insan türlerinin yüzlerinden ve büyük insansı maymun kuzenlerimizin yüzlerinden neden bu kadar farklı olduğunu araştırdı.

Uzmanlar, beslenme ve iklimin yanı sıra sözlü olmayan sosyal iletişimin bu farklılıkta önemli rol oynadığını fakat bu etkinin göz ardı edildiği sonucuna vardı.

Maymundan çok insana benzeyen “hominini” isimli ilk insansı türler belirgin bir kaş çıkıntısına sahip olma eğilimindeydi. Buna karşılık modern insanlar daha açık, kıllı bir alına ve daha fazla hareket kabiliyeti olan kaşlara sahip.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Bilim insanları, yüz şekli ve kas anatomisindeki diğer değişikliklerin tanıma ve sempati gibi güç algılanan duyguları ifade etmeye borçlu olduğunu söyledi. York Üniversitesi'nden baş araştırmacı Profesör Paul O’Higgins konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Artık kasların kasılması ya da gevşemesi yoluyla yüzlerimizi 20 farklı duyguyu ifade etmede kullanabiliyoruz. Beslenme, solunum fizyolojisi ve iklim gibi diğer faktörlerin modern insan yüzünün şekline katkı yaptığını biliyoruz ancak insan yüzünün evrimini sadece bu faktörler açısından yorumlamak basite indirgemek olur.”

Nature Ecology and Evolution isimli bilimsel yayında yer alan çalışmada yeme alışkanlıklarının da insan yüzünün şekillenmesinde rolü olduğu belirtildi.  

Pişirme ve gıdayı işleme kabiliyetinin çiğneme ihtiyacını azalttığı, bunun da insan yüzlerinin küçülmesine yol açtığı saptandı. Yüz küçülmesi özellikle tarım devriminden bu yana avcı-toplayıcılıktan çiftçiliğe geçişte ve sonrasında kent yaşamında belirgin bir hal aldı.

Araştırmacılar, her bir adımda insanların önceden işlenmiş gıdayı daha fazla tüketmesi ve daha az fiziksel çaba göstermesiyle sonlandığını söyledi.

Prof. O’Higgins konuyla ilgili şunları söyledi:

“Daha hafif modern beslenmeler ve sanayileşmiş toplumlar insan yüzünün küçülmeye devam edeceği anlamına gelebilir. İnsan yüzünün ne kadar değişebileceği üzerinde sınırlar var ancak örneğin nefes almak yeterli oranda burun boşluğu gerektiriyor. Öte yandan türümüz yaşadığı, göç ettiği ve yeni çevresel, sosyal, kültürel şartlarla karşılaştığı sürece insan yüzünün evrimi bu sınırlar içinde devam edecek gibi görünüyor.”


 

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/news/science

Independent Türkçe için çeviren: Büşra Kırkpınar

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU